Neden blog yazıyorum ?

Tarih: Pazar, Mart 29, 2009 Kategori: Hersey

Merhaba arkadaşlar Serkan Cura arkadaşım geçenlerde bir mim göndermişti. Mim konusunu neden blogluyorum olarak bildirmiş.  Açıkcası bir süredir bu sorunun cevabını yazmak istiyordum. Bu aralar biraz yoğun olduğumdan olsa gerek pek vakit ayıramadım.  Zaten düzenli okuyucularım fark etmiştir. Günde 1 veya  daha fazla yazı yazarken şimdilerde 3-4 günde bir yazmaya başladım.

Yoğunluğum iş yükümden ve bu aralar uğraştığım bir scriptten kaynaklanıyor.  Açıkcası birde yeni doğan kızımın faktörü yok değil :)   Gelelim konumuza…

Neden blog yazıyorum ?

Bu soruyu düşündüğüm zaman yıllar öncesi aklıma geliyor. İnternet müthiş bir hazine ve nasıl kullanacağımız hakkında araştırma yapıyordum. Açıkcası şunu gördüm ki ne kadar araştırırsam araştırayım internette bulduğum kaynakların büyük bir çoğunluğu ingilizce olduğu için sıkıntı çekiyordum. Tabi o zamanlar bu kadar çok Türkçe içerikli sayfa yoktu.

Sonra düşünmeye başladım neden yok ?  Bu soruyu kendime sorduktan sonra en azından kendi bilgi ve tecrübelerimi ortaya koyarak Türkçe bir kaynak olmak istedim.  Mesela şöyle bir örnek vereyim. Sokağınızda yerlerin çöp olduğunu düşünün her sokaktan geçen adam şuraya bak çok pis diyor.  Halbuki her geçen eline bir çöp alıp çöp kutusuna atsa o sokakta çöp kalmayacaktır.  Bende öyle yaptım elime bir çöp alıp şöp kutusuna attım.

Şimdilerde bakıyorumda evet gerçektende herkez bu işe bir el attı. Profesyoneller de olsun amatörlerde artık internette Türkçe kaynak bulabiliyorsunuz.  Bunun yanında ulusal birçok internet sayfasıda artık Türkçe destekli.

Beni blog yazmaya iten bir diğer unsurda içimdeki kişidir. İçimde öyle bir his var ki açıkcası karşı koyamıyorum.  Bunada bir örnekle yaklaşırsak ;  Mesela bilgisayarınız bozuldu ne yapıyorsunuz ? Bir bilgisayarcıya götürüyorsunuz ve onların yaptıklarıda format atmak.  1-2 saat içinde formatı basıp haydi tamamdır muhabbeti. Sadece bununla kalsa iyidir.

Açıkcası yıllardır bu mesleği yapıyorum ve işin içindeki çakallıkları ve çakalları gördükçe isyan edesim geliyor.  İşte bu isyan edişimin bir yansımasıda blog yazmaktır.  İnsanımız malesef ki bilgisayar konusunda biraz bilgisiz. Bende kendi tecrübelerimle bu konuda insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum.  Çok basit bir iki tuşla halledilebilecek birşey için insanların okumasını ve yararlanmasını istiyorum.  Kısacası paylaşmak… En azından bilgisayarınızı bir bilgisayarcıya götürmeden önce sorunu araştırmak ve çözüm bulabilmek.

Birşeyler başardığımıda görebilmekteyim. İnsanlar mail atıp yada internet sayfama yorum yazıp teşekkür ediyor.  İşlerini halledebiliyorlar.

Bu konu için çok teşekkür ederim. Dosyalarımı kurtarmama yardımcı oldu. Ayrıca çok güzel bir site. Başarılarınızın devamını dilerim.

teşekkür ederim arkadaşım vallah bana ilaç gibi geldi dosyalarımı kaybettim zannetmiştim gerçekten çok teşekkür ederim 2 aydır bunla uğraşıyordum

Kardeş inan bana bu öyle bi işime yaradı ki. Bilgisayara linux kurduktan sonra grub denetleyicisi yüzünden windows’a erişemedeim daha sonra

tekrar windows kurduğum da eski klasörlerime erişemedim. Sana çok teşekkür ederim. Umarım birgün benim de sana bi faydam dokunur….

Bunlar gibi yorumlar aldıkça içimdeki o istek bir nebze daha kabarıyor. Sanırım insanlara yardımcı olabilmek ruhumda var. Bunu başardığımı kısmende olsa görebiliyorum.

Gerek yorum gerek mail gereksede MSN gibi sistemler üzerinden insanlar istekte bulunuyor ve sorunlarını dile getiriyorlar.  Yardımcı olabilmek insanlara en azından birşeyler öğretebilmek bilgisayar konusunda birazda olsa insaları bilgilendirebilmek …

Sanırım blog yazmamda ki en büyük etkenlerden birisi budur.  Ayrıca sosyal bir ortam. Birçok insan bilgisayar başındakilere anti sosyal olarak baksada. Gerek blog toplantıları olsun gerekse de internet üzerindeki ortamlar olsun birazda sosyalleşebiliyorum bu sayede…

Peki siz neden blog yazıyorsunuz ? Bu soruyu beni takip eden tüm arkadaşlarıma göndermek isterim.

İlgilinizi çekebilecek diğer yazılar…

Ram Nasıl Çalışır ?

Tarih: Pazar, Mart 29, 2009 Kategori: Donanım

RAM Nasıl Çalışır?


PC’lerimizdeki bellekler,

sistemde yer alan işlemci ve grafik kartları gibi veri yaratan ve

işleyen birimlerin ortaya çıkardığı verilerin uzun ya da kısa süreli

olarak saklandığı işlevsel birimlerdir. Sabit disk sürücüler, sistem

RAM’leri, işlemcilerin içindeki cache diye tabir edilen bellekler,

BIOS’un saklandığı EPROM’lar, grafik kartlarının üzerindeki RAM’ler,

CD’ler, disketler v.s. hepsi PC’lerde yer alan bellek türleridir.

Bellek

kavramı bu derece geniş bir konu olmasına rağmen bu yazıda konumuz olan

bir çoğumuzun oldukça aşina olduğu, hep daha fazla olmasını hayal

ettiğimiz ve hatta yeri geldiğinde overclock denemelerimize bile dahil

ettiğimiz sistem RAM’i denilen bellekler. Peki RAM ne demek? RAM, İngilizcesi Random Access Memory, Türkçesiyle Rastgele Erişilebilir Bellek kelimelerinin başharflerinden oluşan bir kısaltma. Bu noktada, belleklerin RAM’ler ve Sadece Okunabilir Bellekler yani ROM‘lar (Read Only Memory)

şeklinde sınıflandırıldığını hatırlatmak isteriz. RAM’ler veriyi

saklamak için beslemeye yani elektrik enerjisine ihtiyaç duyduğu halde

ROM’lar besleme olmasa bile veriyi saklayabilirler. Ayrıca, ROM’lar

genellikle, kısaltmanın açılımından da anlaşıldığı gibi sadece okuma

amacıyla kullanılırlar. Üzerlerinde saklı verinin kullanıcı tarafından

kolayca değiştirilmemesi hedeflenir.

40 Adet Logo Tasarım dersi

Tarih: Pazar, Mart 29, 2009 Kategori: Hersey

Logolar her zaman için bir kimlik taşırlar. iyi bir logo için küçük detaylar ya da büyük anlamlar katmak gerek işlerimize. Kendinizi geliştirmek için yararlı olacağına inandığım 40 logo tasarımı dersi derlemesi geliyor şimdi de. Buyrun efendim .

1. Logo Design Video Tutorial

2. Custom Design Logo

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı OFC tarafından bildirgec.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , ,

[mb] meebo da masaüstünde!

Tarih: Pazar, Mart 29, 2009 Kategori: Hersey

yakın zamanda friendfeed tarafından, masaüstünden gerçek zamanlı bildirim alabilmeniz için bir uygulama duyrulmuştu.
bu yöndeki eğilimden hareketle web tabanlı mesajlaşma servisi olan meebo da * kendi bildirimcisini (notifier) duyurdu.şu anda sadece windows kullanıcılarının kullanabileceği uygulama, görev çubuğunda bir simge olarak durmakta ve hesabınızdaki aktivitelerden sizi haberdar etmekte.

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı algoz tarafından bildirgec.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar kapalı

Zamanın Gerçekdışılığı (Unreality of Time, Hayal-i Vakit)

Tarih: Cumartesi, Mart 28, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilgisayar Kavramları

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Literatüre McTaggart tarafından kazandırılmış olan bu çalışmaya göre zaman gerçek bir varlık değildir. Zamanın gerçek olmadığın ispatlamak için iki önerme ortaya atılır:

1. Olayların zamanlarını açıklamak için başka olaylara ihtiyaç duyması (yani aslında zaman kavramı olaylar sıralaması olarak ele alınırsa bir olayın zamanı ancak başka olayın zamanına izafe edilerek anlaşılabilir)

2. Olayların zamanlamalarının sabit oluşu. Yani bir olay başka bir olaydan sonraysa hep sonradır, bu dizilimin değişmesi söz konusu olamaz. Yani zamandaki olayların yer değiştirmesi mümkün değildir.

Yukarıdaki bu iki kaziyeden (önerme, predicate) yola çıkarak zamanın hayalî olduğu sonucuna varılabilir. Burada ilk algılanması gereken yukarıdaki ilk kaziyenin zamandaki dizilimi ifade etmede yetersiz olduğu ve hemen ardından yukarıdaki iki kaziyenin birbiri ile çeliştiğidir.

Yorumlar kapalı

Zamani (Temporal, Zamansal, Zamane, Mevkut)

Tarih: Cumartesi, Mart 28, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilgisayar Kavramları

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Zamani kavramları açıklamak için kullanılan terimdir. Basitçe insanın zaman algısı ve bu algı üzerine kurulu olan felsefi ve yaşamsal düşünceleri geçmiş, şimdi ve gelecek üzerine kuruludur. Bu durumda zamani kavramlarda bu değerlerin etkisidine şekillendirilmektedir.

Aslında din ve felsefede derin tartışmalar açmış bu konuya insanlığın var olduğu tarih boyunca hemen her çağda rastlanmaktadır ve neredeyse bütün filozofların çalışmalarında yer bulmuştur. Örneğin din açısından zamanın yaratılmış olması (tanrıdan başka yaratılmayanın olmayışı), insan olarak bizlerin kısıtlı bir zaman kavramı içerisinde yaşıyor olduğumuz sonucunu doğurmaktadır.

Gerek ontolojik gerek epistemolojik tartışamalara da sebep olan bu konuda örneğin Heidegger’in “Sein und Zeit” (zaman ve varlık) veya Nietzsche’nin Sonsuz Dönüş (Eternal Recurrence) çalışmaları örnek olarak gösterilebilir.

Bilgisayar bilimleri açısından konunun önemi özellikle yapay zeka çalışmalarında ön plana çıkmaktadır. Çalışma alanı olarak insan zekasını modellemek ve daha çok taklit etmek amacını belirlemiş olan yapay zeka, konu ile ilgili değişik alt alanlarda çalışmaktadır. Örneğin soru cevaplama (question answering) , doğal dil işleme (natural language processing) bu konulardan bazılarıdır.

Bu çalışmalardaki amaç, insanın zaman algısını modelleyerek bu algı üzerinden suni bir zeka üretmek veya taklit etmektir.

Zaman kavramı ayrıca mühendisliğin pekçok alanında bir parametre veya boyut olarak da kullanılır ancak bu kullanımlarda zamanın anlamının önemi yoktur. Örneğin gerçek zamanlı sistemlerde (real time systems) zamana bağlı olarak işlerin takip edilmesi gerekir ancak burada zaman sadece takip edilen ve anlamıyla ilgilenilmeyen bir bilgidir.

Yorumlar kapalı

Tehlike (Hazard)

Tarih: Cumartesi, Mart 28, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilgisayar Kavramları

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Bilgisayar bilimlerinde özellikle de mantıksal devre tasarımı sırasında karşılaşılan bir durumdur. Basitçe sistemde oluşan veya oluşabilecek tehlikeleri ifade eder. Yani örneğin sistemdeki kapıların (ve, veya, yahut kapıları) yanlış çalışması sonucunda oluşan tehlikelerdir. Temel olarak 3 ayrı grupta toplamak mümkündür:

  • Sabit Tehlikeler (Static Hazards)
  • Müteharrik Tehlikeler (Dinamik Tehlikeler, Dynamic Hazards)
  • Fonksiyonel Tehlikeler (Functional Hazards)

Sabit tehlikeler basitçe, girdinin (input) değişmesi halinde sonucun (output) değişmemesi gerekirken değişmesi durumudur.

Bu tehlike durumu için iki ayrı çözüm olabilir. Birincisinde devreye geciktirmek (Delay) için ilave devrelerin eklenmesi, ikincisinde ise devrenin hatasının düzeltilmesi için ilave devrelerin eklenmesi söz konusu olabilir. Sabit tehlikeler, müdaha edilmesi nispeten basit tehlikelerdir.

Dinamik tehlikelerde ise sorun genelde bir girdi için farklı zamanlarda farklı hatalı sonuçların alınması şeklinde tanımlanabilir. Yani sabit tehlikede olduğu gibi sürekli aynı hata değil, ya farklı hatalar ya da bazan doğru sonuçların alınması durumudur.

Basitçe bir devreden dinamik tehlikelerin kaldırılması için bütün sabit tehlikelerin kaldırılması yeterlidir. Çünkü genelde dinamik hatalar büyük ve karmaşık devrelerde, alt parçaların sabit tehlikelerinden ortaya çıkmaktadır.

Fonksiyonel Tehlikeler çözülmesi imkansız olan tehlikelerdir. Tanım olarak birden fazla girdinin (input) aynı anda değişmesi sırasında oluşan tehlikelerdir. Bu tehlikelerin ortadan kaldırılmasının tek yolu, tek girdi (input) ile tehlikenin oluşturulması veya tespit edilmesidir. Bu sayede tehlike dinamik veya sabit bir tehlike haline dönüşerek çözülebilir.

Yorumlar kapalı

Zaman Sırası (Sequence of Tenses)

Tarih: Cumartesi, Mart 28, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilgisayar Kavramları

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Bilgisayar bilimlerinin bir çalışma konusu olan doğal dil işlemede çeşitli amaçlarla kullanılan zaman belirleme işlemleri açısından önemli bir kavramdır. Basitçe bir birleşik cümledeki ana cümlenin ve alt cümlenin zamanlarının arasındaki uyumu açıklamak için kullanılır.

Örneğin

Ali eve geldiğinde Ayşe uyuyordu

Ali eve geldiğinde Ayşe uyumuştu

Ali eve geldiğinde Ayşe uyuyacaktı

Ali eve geldiğinde Ayşe uyudu

Ali eve geldiğinde Ayşe uyumuş

Ali eve geldiğinde Ayşe uyuyor

Yukarıdaki cümle örneklerinde Ali’nin eylemi olan eve gelmek ile, Ayşenin eylemi olan uyumak arasındaki bağlantı anlamsal olarka farklıdır. Bu cümlelerin anlamlarındaki farklılık ana cümle olan ve Ayşe’nin uyumasını ifade eden fiilin zamanından kaynaklanmaktadır. Yukarıda sadece bazı örnekleri verilen alternatiflerin bazıları anlamsız, bazıları ise eş anlamlı oladuğu için Türkçede kullanılmaz. Örneğin yukarıdaki örneklerden ilk üçünde uyuma eyleminin zamanı birleşik zamandır, son üçünde ise basit zamanlıdır.

Ayrıca yukarıdaki örneklerde alt cümlenin fiilinin zamanındaki değişikliklerde anlamı değiştirir:

Ali eve gelirken Ayşe uyuyordu

Ali eve gelecekken  Ayşe uyuyordu

Ali eve geliyorken Ayşe uyuyordu

Şeklinde alt cümlede farklı zamanların kullanılması da olayın anlamını ve dolayısıyla zaman kavramını değiştirebilir.

Bu durumun anlaşılması için iki farklı grup altında inceleme yapmak gerekir:

  • Basit zamanlı sıralamalar (Natural sequence)
  • Birleşik zamanlı sıralmalar ( Attracted sequence)

Zaman sırası literatürde aşağıdaki şekillerde de geçmektedir:

sequence of tenses, consecutio temporum, agreement of tenses, succession of tenses, tense harmony, backshifting

Basit zamanlı sıralamalar (Natural Sequence)

Bu zaman sıralamasında (sequence) ana cümlenin (superordinate) zamanı ile alt cümlenin (subordinate) zamanı arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Cümlelerin zamanları bağımsızca ve doğal olarak belirlenir.

Örneğin “Ali okula geldiğinde ayşe uyuyordu”

Yukarıdaki “gelmek” ve “uyumak” eylemleri arasında doğrudan bir zaman bağı yoktur. Örneğin “Ayşe uyuyacaktı” şeklinde bir cümle ile de bitebilirdi.

Birleşik zamanlı sıralamalar (Attracted sequence)

Bu cümle yapısında iki cümle arasında bir etkileşim söz konusudur. Örneğin “Okula hiç gelmemiş olmayı isterdim” cümlesindeki “okula gelmek” ve “istemek” eylemleri arasında zaman bağlantısı söz konusudur. “istemek” eylemi geçmiş zamanlı olduğu için “gelmek” eylemi de geçmiş zamanlı olmak zorundadır.

Örneğin bu cümle “Okula hiç gelmedi olmayı isterdim” yada “Okula hiç gelmez olmayı isterdim” şeklinde kurulduğudan cümlecikler arasındaki bağlantı bozulmaktadır.

Yorumlar kapalı

İçerik Bağımsız Gramerler için Pompalama Önsavı (Pumping Lemma for Context Free Grammers)

Tarih: Cumartesi, Mart 28, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilgisayar Kavramları

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Bilgisayar bilimlerinde bir dilin, içerik bağımsız gramer (context free grammer, CFG) ile gösterilemeyeceğini ispatlamaya yarar. Yani pompalama ön savı sayesinde bir dilin CFG olmadığı ispatlanabilir ancak olduğu ispatlanamaz. Şayet pompalama önsavını geçemyorsa CFG değildir denilebilir ancak geçmesi olmasını gerektirmez.

Pomplama önsavı (pumping lemma) kısaca bir dili aşağıdaki gramere uydurmaya çalışır:

s = uvxyz

Elimizde ispatı ile uğraştığımız L dili olsun ve yukarıdaki s kelimesini bu dilden bir kelime olarak üretelim. Ve bu kelime |vxy| ≤ p, |vy| ≥ 1 (p burada pompalama boyutudur) şartlarını sağlasın. Şimdi bu kelimeyi aşağıdaki şekilde pompayalım:

s  = uv ixy iz

Şayet bu pompalama sırasında üretilen i ≥ 0 için kelimelerde L dilindense o halde bu dil içerik bağımsız gramer CFG ile ifade edilebilir, şayet oluşan kelimeler L dili tarafından kapsanmıyorsa bu durumda da L dili, CFG olarak ifade edilemez sonucuna varılabilir.

Örnek:

Pompalama önsavını (pumping lemma) kullanarak aşağıdaki dilin CFG olmadığını ispatlayalım:

L = {aibici | i > 0}

Yukarıdaki dili, tanımımızdaki

s = uvxyz

şekline getirmeye çalışalım ve bu sırada |vxy| ≤ p, |vy| ≥ 1 şartlarını sağlamaya çalışalım. Bu durumda ilk kelimemiz:

s = a1b1c1

olarak yazılacaktır. Bu yazımdan u ve z değerlerinin boş olabileceğini düşünürsek

v= a

x= b

y= c

olarak yazılabilir. Bunun dışındaki şartların hiç birisi s = uvxyz şartını ve s = aibici | i > 0 şartını aynı anda sağlamaz.

Şimdi ilk kelimemizi yazdığımıza göre, kelimemizi pompalayarak çıkan sonuçların yine bu dilde olup olmadığını kontrol edelim:

Yukarıdaki denemede i=1 için yazmıştık, şimdi i=2 için uvxyz değerlerini bulmaya çalışalım.

Böyle bir değer bulunamaz çünkü

s = a2b2c2

değerini ancak

s  = uv ixy iz

pompalamasında i=2 yazarak sağlamaya çalışabiliriz ve bu durumda da x değeri olan b değeri 1 tane kalacağı için problem olacaktır. Daha basit bir ifadeyle CFG gösteriminde 3 değerin birden aynı sayıda olması garanti edilemez, ancak iki değer aynı sayıda olabilir. Çünkü yukarıdaki v ve y değerleri pompalandığında artarken x değeri tek değer olarak kalacaktır.

Benzer şekilde

u= a

v=b

y=c

olması durumunda u,

v=a

y=b

z=c

oması durumunda da z değerleri tek kalacak ve diğer harfler pompalanırken dengeyi bozacaktır.

Yukarıdaki durumda L = {aibici | i > 0} dilinin bir CFG gösterimi ile gösterilemeyeceği ispatlanmış olur.