Merhaba arkadaşlar. Bugün siz değerli okuyucularıma Nokia N97 ile Youtube.com adresine nasıl gireceğinizden bahsedeceğim. Malumunuz N97 içerisinde Youtube eklentisi mevcut. Fakat ülkemizde Youtube.com adresi yasaklı olduğu için N97 sahipleri malesef ki bu eklentiyi kullanamamaktalar. Youtube internet sayfasına girmek için kullanılan yöntemlerin en başında DNS değiştirmek gelir. Aynen bilgisayarınızda olduğu gibi N97 telefonunuzda da DNS [...]

Dünyayı Kurtaran Adam, namı diğer Turkish Star Wars ülkemizde Çetin İnanç tarafından 1982 yılında çekildi. Turkish Star Wars denmesi ise boşuna değil. Star Wars gibi efsanevi bir bilim kurgu serisinin Türk versiyonu olarak anılması günümüzdeki teknolojilerle bile yapılmaya cesaret edilemeyen bilim kurgu filmlerinin ilk örneklerinden biri olarak çekilmesi sayesinde olmuştur.

Çetin İnanç gibi bir yönetmenin elinden çıkması ise şaşırtıcı değildir. Yönetmenin diğer filmleride (D.K.A’nın Star Wars etkileşimi gibi) birçok yabancı aksiyon filminden esinlendiği hatta esinlenmeninde ötesine geçtiği görülebilir. Filmin esinlenmeleri sadece görüntülerle kalmamakla beraber müziklere de yansımıştır. Indiana Jones müziğini bir çok sahnede duyabilirsiniz.
ilgili yazılar
bu yazı gorcun tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: indiana jones, rocky, aksiyon, bilimkurgu, star wars, 1982, cüneyt arkın, dünyayı kurtaran adam, çetin inanç, füsun uçar, hikmet taşdemir, aytekin akkaya
Az önce, tek bir site altından bir çok sitenin içeriğini ve abone olduğumuz kişilerin paylaşımlarını takip ettiğimiz, yorumladığımız, tartıştığımız ve beğendiğimiz FriendFeed’e Türkçe ve İtalyanca destekleri eklendi. Çok sıklıkla kullanılan “Like” kelimesi Türkçeye “Beğen” olarak çevirilmiş. FriendFeed üzerinde ki başlıklara buradan ulaşabilirsiniz.
Belirmek istediğim diğer bir konu ise FriendFeed’in destek ve iletişim ekibi gerçekten çok başarılı olduğu. Bir kaç ay önce FriendFeed takımı ile iletişime geçmiş ve Türkçe dilini sormuştuk ve bana konu üzerinde çalıştıklarını söylemişlerdi. Bu emailleşme süreci çok hızlı gerçekleşti. Ve biraz önce, FriendFeed takımından Ana Yang, FriendFeed’e Türkçe desteğini belirten bir email gönderdi. Bu gösteriyor ki, Friendfeed kullanıcılarını önemsiyor.
Adres: http://friendfeed.com

Banpresto‘nun piyasaya sunduğu Facebank; gözleri, burnu ve ağzı olan bir kumbara. Facebank’ı diğer kumbaralardan ayıran asıl yanıysa sadece yüzü olması değil, tam bir bozuk para canavarı olması. Bozuk parayı ağız kısmına bıraktığınızda mekanik ağız çiğneme hareketleri yapıp parayı mideye indiriyor. 9.5×9.5×10cm boyutlarındaki 4xAAA pil ile çalışan kumbara; PVC, ABS, TBE Rubber malzemeden imal edilmiş.
[boingboing] [video ı] [video ıı]
ilgili yazılar
bu yazı zabun tarafından zamazing.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: para, kumbara, tasarruf, bozuk para, banpresto, facebank, electronic coin money box, face bank, dodeka, takada, takada collection
Aşağı yukarı bir haftadır fazla süregelen revizyon çalışmamızdan sonra an itibariyle blogumuzu tekrar yayına geçirdik. Blogumuzda irili ufaklı 40 adet değişiklik gerçekleştirdik. Bu değişikliklerin bazılarını hemen farkedebileceğiniz türde olurken, bazıları ise daha çok işin mutfağında farkedilen, yani biz yazarların görebileceği ve kullanabileceği değişiklikler oldu. Ayrıca bahsetmeden duramayacağım; bu yazının sonunda da okuyabileceğiniz üzere sizler için küçük bir sürpriz yaptık. Ama durun! Acele etmeyin. Size belli başlı yeniliklerden bahsedeyim.
Eğer siz de bizim gibi sinema ile ilgili bir bloga sahipseniz karşılıklı olarak bağlantı değişimi yapabiliriz. Bunun için bizimle iletişime geçmeniz yeterli. Öte yandan herhangi bir konuda bir bloga sahipseniz bizi desteklemek adına da blogunuzda bize bağlantı sağlayabilirsiniz. Buna kesinlikle hayır demeyiz ve bunun için şimdiden size teşekkür ederiz.
Blogumuzda herhangi bir hata ile karşılaşmanız durumunda bizimle iletişime geçebilirsiniz. Aynı zamanda blogumuz hakkında yapıcı eleştirilerinizi bu yazıya yorum olarak yazabilirsiniz.
Blogumuzun tekrar açılışı nedeniyle siz okuyucularımıza küçük bir sürpriz yapmayı düşündük ve bir kişiye bir adet DVD filmi hediye etmek istiyoruz.
Hediyemizi kazanmanız için yapmanız gereken tek şey sinemalardan.com’daki yazımızda yer alan soruyu doğru cevaplandırmak.
Sorumuzu doğru bilenler arasında yapacağımız çekiliş sonucunda DVD’yi kazanan kişiyi 1 hafta sonra açıklayacağız. İyi şanslar!
Bu yazı Fatih Turan tarafından 22 Şubat 2009 23:21 tarihinde yazıldı. 6 yorum var.
Google Maps API ile ilgili bu yazıyı ne zamandır yazmayı düşünüyordum. Ama geçen gün Nettuts adlı sitede benden önce Google Maps API ile ilgili bir yazı yazmışlar. Yazının başlığını Google Reader’da gördüğümde “Tüh!” diyerek hayıflandım. E ne demişler: “Atamayana atarlar!”, pardon “Yazamassan yazarlar!”. xD
Yine de ben kendi blogumda Google Maps API hakkında yazı yazmak istedim. Ne de olsa herkes İngilizce’den anlamıyor. Hem Türkçe kaynak da az bu tür konularla ilgili. Yani bu yazı Nettuts’daki yazının çevirisi olmayacak.

Google’ın interaktif harita servisini yani Google Maps‘ı biliyorsunuzdur. İşte Google Maps API ile de kendi web sitemize veya web uygulamamıza Javascript aracılığıyla etkileşimli harita uygulamalarını yerleştirebiliyoruz.
Google Maps API‘nin o kadar gelişmiş özellikleri var ki insan Google Maps API Demo Galerisindeki örneklere bakınca aklı bitiyor.
Kısacası Google Maps API ile basit haritaların yanısıra gelişmiş özelliklere sahip harita uygulamaları da oluşturabiliyoruz.
Kurulum için ilk önce Google Maps API üyelik sayfasından haritayı kullanacağımız alan adına özgü anahtar almamız gerekiyor. Bu anahtar ile haritamız sadece üye olurkenki yazdığımız alan adında çalışacaktır. Aynı anahtar ile başka bir alan adında harita uygulamanız çalışmayacak. Farklı alan adlarında da Google Maps API’yi kullanmak istiyorsanız her farklı alan adı için yeni bir anahtar almanız gerekiyor.

Ben örnek için yukarıdaki ekran görüntüsündeki gibi kendi alan adıma ait bir API anahtarı aldım. Üye olduktan sonra aşağıdaki gibi anahtarınızı, hangi alan adı için aldığınızı ve bir de kullanımına dair küçük bir örnek veriyor.

Anahtarımızı aldığımıza göre haritamızı sayfamıza entegre edebiliriz. Şimdi bunun için aşağıda bir örnek hazırladım. Eğer isterseniz örneği direkt olarak bilgisayarınızda indirip inceleyebilirsiniz. Örneği inceledikten sonra kodlara dair açıklamaları okuyabilirsiniz.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 |
<!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Strict//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd"> <html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml"> <head> <title>Google Maps API Örneği</title> <!--META--> <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8" /> <meta name="description" content="Google Maps API Örneği" /> <meta name="author" content="Fatih Turan" /> <meta name="robots" content="index,follow" /> <meta http-equiv="imagetoolbar" content="no" /> <meta http-equiv="content-language" content="tr-TR" /> <!--/META--> <!--STYLES--> <style type="text/css" media="screen"> * { margin:0; padding:0 } div#map { width:500px; height:500px } </style> <!--/STYLES--> <!--SCRIPTS--> <script src="http://maps.google.com/maps?file=api&v=2&key=ABQIAAAApJ4fZWusAp4s0nPrMcxM0xRWK7WhrfsCEgcYY7INOmv0f1t97hTy6mNriyUhaj8OkidWbtIeb_t6hA" type="text/javascript"></script> <script type="text/javascript"> function load() { if (GBrowserIsCompatible()) { var map = new GMap2(document.getElementById("map")); map.setCenter(new GLatLng(41.02407481503792, 40.52083969116211), 14); } } </script> <!--/SCRIPTS--> </head> <body onload="load()" onunload="GUnload()"> <div id="map"> <noscript><img src="rize.png" alt="Rize" /></noscript> </div> </body> </html> |
div‘in boyutunu ayarladım.key adlı değişkene giriyoruz.div elementi üstünde haritayı göstermek istiyorsak onun id’sini yazıyoruz. Ben örnekte map olarak belirledim.load() fonksiyonunu, sayfadan çıktığımızda bellek sızıntısı oluşmaması için de GUnload() adlı fonksiyonu çağırdım.div elementi olarak tanımladım.noscript etiketinden yararlandım. Siz de bu görseli klavyenizden Print Screen tuşu ile alabilirsiniz.Üstte yer alan maddelerdeki sonuncusunda dile getirdiğim tarayıcıdaki Javascript’in kapalı olma durumunda statik görsel yerleştirme yöntemi yerine yeni farkettiğim daha iyi bir yöntem olan Google Static Maps API‘yi kullanabilirsiniz. Bu konu ile ilgili ayrıntıları daha sonra ayrı bir yazı ile açıklamayı düşünüyorum.
Nihayet haritamız kullanım için hazır. Az önce tek tek açıklamasını yazdığım örneği şimdi canlı olarak görebilirsiniz.
Ayrıca Google Maps API ile ilgili bir tane daha yazı yazmayı düşünüyorum. Oluşturduğumuz haritayı nasıl daha fazla özelleştirebileceğimize dair bilgiler vereceğim. Şimdilik Google Maps API ile ilgili belgeleri, örnekleri ve uygulamaları incelemenizi tavsiye ediyorum.
Bu yazı Fatih Turan tarafından 21 Ekim 2008 17:07 tarihinde yazıldı. 23 yorum var.
Image Replacement teknikleri arasında en popüleri sIFR‘dir. Her tarafta gördüğümüz ve bazı projelerde uyguladığımız bu teknikle kullandığımız işletim sistemindeki standart yazıtiplerine bağlı olmadan herhangi bir yazıtipini başlıklarımızda kullanabiliyoruz. Hem de daha düzgün bir Anti-Alias tekniği ile. Aşağıdaki görüntüde sonuca dair bir örnek görebilirsiniz. Veya sIFR 3′ün demosuna bakıp canlı olarak görmeniz de mümkün.

Bu yazımda size sIFR‘in temelde nasıl kullanılacağını değil, bu tekniği nasıl daha optimum bir şekilde kullanabiliriz buna değineceğim. Zaten etrafta yeterince kullanımı anlatan yazılar var. Mesela bunun için sevgili dostum Muhammet Sevim‘in yazdığı sIFR 3 Kullanım Kılavuzu adlı makaleyi okuyabilirsiniz. Ayrıca sIFR Tutorial: Use Your Own Fonts, This is How You Get sIFR to Work ve sIFR 3 Documentation & FAQ adlı makaleleri de okuyabilirsiniz.
Eğer sIFR ile daha önce hiç tanışmamışsanız mutlaka yukarıda bağlantılarını verdiğim yazılardan en azından birini okumanızı ve sIFR‘in kullanımına aşina olmanızı öneririm.
sIFR‘in yukarıdaki makalelerde anlatılan normal kullanımlarında HTML dosyamıza birçok dosya eklememiz gerektiğini söylüyorlar. Ben sIFR‘i projelerimde kullanırken böyle yapmıyorum. Genelde mümkün olduğunca az dosyayı HTML sayfamdan çağırıyorum.
Yani normal kullanımda HTML dosyanızda aşağıdaki CSS dosyalarını;
1 2 |
<link rel="stylesheet" href="sIFR-screen.css" type="text/css" media="screen"> <link rel="stylesheet" href="sIFR-print.css" type="text/css" media="print"> |
ve aşağıdaki dosyaları JS dosyalarını çağırmamız gerekiyor:
1 2 |
<script src="sifr.js" type="text/javascript"></script> <script src="sifr-config.js" type="text/javascript"></script> |
Toplamda 4 dosyayı çağırıyoruz. Sizce çok değil mi? Peki şimdi burada ben size sadece üstteki <script src="sifr.js" type="text/javascript"></script> dosyasını HTML sayfamıza ekleyerek sIFR‘i kullanabileceğimizi söylesem nasıl olur? İyi olur değil mi?
Böyle bir yöntem izleyince sunucuya daha az istek göndermiş ve ayrıca kullanımı daha da basitleştirmiş olacağız.
Neden daha az istek göndermemiz gerektiğini ise daha önce Siberkültür‘de Sitenizin Performansını Arttırın adlı yazıdaki aşağıdaki paragrafta gayet iyi bir şekilde açıklanmıştı:
Sayfanızda ne kadar çok öğe bulunuyorsa, sunucuya gidecek istek de o kadar fazlalaşacaktır. Sunucuya giden her istek ise milisaniyelerle talep/cevap paralelini uzatacaktır. Sayfanızdaki öğelerden kastım tabiki de CSS dosyaları, JavaScript dosyaları ve imaj gibi harici dosyalar.
Şimdi ilk olarak sifr.js dosyasını ve web sayfamız için diğer gerekli fonksiyonları taşıyan functions.js dosyasını aşağıdaki şekilde HTML sayfanıza ekleyin.
1 2 |
<script src="scripts/sifr.js" type="text/javascript"></script> <script src="scripts/functions.js" type="text/javascript"></script> |
Bakın ben yukarda bütün JS veya gerekli olabilecek küçük PHP betiklerini scripts adlı klasörde tutuyorum. Siz hangi klasörde bu dosyaları tutuyorsanız yukarıdaki kodu ona göre düzenlemeniz gerekir.
Az önce tek bir JS dosyası ile bu işi halledebileceğimizi söyledim. Evet bu doğru. Çünkü çoğu web sayfasında ufak tefekte olsa muhakkak JS kodları kullanıyoruz. Ben genelde yukarıdaki örnekteki gibi bu dosyamın ismini functions.js veriyor ve kodlarımı o dosya içinde tutuyorum.
Sonra functions.js dosyanızı açın, aşağıdaki örnek kodu yapıştırın ve tabi ki kendi kullanım ihtiyacınıza göre yeniden düzenleyin:
1 2 3 |
var agora_regular = {src: 'images/swf/agora_regular.swf' }; sIFR.activate(agora_regular); sIFR.replace(agora_regular, {selector: 'div#content h1, div#content h2', css: ['.sIFR-root { color: #3e3e3e; font-weight:bold; letter-spacing:-1 }'], wmode: 'transparent', tuneHeight: '-5'}); |
Yine burada ilk satırda Flash’da ürettiğim Agora Regular adlı yazıtipini barındıran agora_regular.swf dosyasını images/swf klasöründen çağırıyorum. Yine siz kendi gereksinimlerinize göre yuarıdaki kodu düzenleyebilirsiniz.
Son olarak varsayılan olarak kullandığınız CSS dosyanızı açıp aşağıdaki kodları dosyanızdaki uygun bir yere yapıştırın:
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 |
.sIFR-flash { visibility:visible !important; margin:0; padding:0 } .sIFR-unloading .sIFR-flash { visibility:hidden !important } .sIFR-replaced, .sIFR-ignore { visibility:visible !important } .sIFR-alternate { position:absolute; left:0; top:0; width:0; height:0; display:block; overflow:hidden } .sIFR-replaced div.sIFR-fixfocus { margin:0pt; padding:0pt; overflow:auto; letter-spacing:0px; float:none } @media print { .sIFR-flash { display:none !important; height:0; width:0; position: absolute; overflow:hidden; } .sIFR-alternate { visibility:visible !important; display:block !important; position:static !important; left:auto !important; top:auto !important; width:auto !important; height:auto !important } } .sIFR-active div#content h1 { visibility:hidden; font-size:30px; line-height:1em } |
Yukarıdaki kodda 1. satırdan 5. satıra kadar sIFR için gerekli CSS kodlarını (yani standart kurulumdaki sifr-screen.css dosyasındaki gerekli satırları), 7. satırdan 10. satıra kadar normalde sifr-print.css adlı sIFR için gerekli dosyadaki kodları ve 12. satırda da sIFR tekniği uyguladığımız başlığın boyutunu belirliyoruz.
Yukarıda @media print kodu sayesinde gereksiz yere sifr-print.css dosyasını HTML sayfamıza gömmekten kurtardık. Ama burada dikkat etmemiz gereken birşey var. Yukarıdaki kodu eklediğiniz ana CSS dosyasını (ben genelde screen.css olarak adlandırırım) HTML dosyasına gömerken <link href="styles/screen.css" rel="stylesheet" type="text/css" media=”screen” /> şeklinde media="screen" özelliğini kullanarak verirseniz az önce bahsettiğim @media print arasındaki kodlar çalışmayacaktır. Çünkü bu CSS dosyasını tanımlarken sadece ekran için çalışmasını söylediniz.
Dolayısıyla web sayfanızı yazdırırken sIFR‘in ürettiği .SWF dosyaları yüzünden kimi boşluklar veya birtakım gariplikler görebilirsiniz.
Kısacası HTML sayfamıza ana stil sayfamızı çağırırken media="screen" özelliğini kullanmamamız gerekir.
Ayrıca eğer hali hazırda yazıcı için bir CSS dosyası kullanıyorsanız yukarıdaki örnekte yer alan @media print {} arasındaki kodları o dosya içine de atabilirsiniz.
Sonuç olarak web sayfalarımızı kodlarken mümkün olduğunca az dosya kullanmamız iyi olacaktır. Gerektiğinde bu yazımda anlattığım tarzda bir değişiklik yapmamız da optimizasyon adına iyi olacaktır.
Bu yazı Fatih Turan tarafından 19 Eylül 2008 23:52 tarihinde yazıldı. 13 yorum var.
Herkese merhabalar. Uzun bir aradan sonra blogumu revizyondan geçirip sonunda yayına sokabildim. Nihayet!
Aslında blogumu dün açmam gerekiyorken Wordpress’te Header By Sent adlı hata ile karşılaştım. Bir de bazı veritabanı sorunları da vardı. Bütün bunları aşmam tam iki günümü aldı! Nasıl zor geçti bu iki gün anlatamam. Tam anlamıyla öldüm öldüm dirildim diyebilirim. Herneyse… Sonunda buradayım ve bir “Merhaba Dünya!” yazısı yazabildim bloguma.
Az önce blogumu revizyondan geçirdiğimi söylemiştim. Evet blogumda birtakım yenilikler var. Artık benim hakkımda biraz daha ayrıntılı bilgi edinebilecek, tüm yazılarıma arşiv sayfasından erişebilecek, daha önce yapmış olduğum ticari ve serbest çalışmalarımı görebilecek ve yeni keşfettiğim Search Unleashed adlı arama eklentisi sayesinde daha gelişmiş aramalar yapabileceksiniz.
Ayrıca artık sağ tarafta görebileceğiniz üzere bloguma aylık 75$ karşılığı 125×125 boyutunda reklam verebiliyorsunuz. Eğer reklam vermek veya ödeme koşulları hakkında bilgi almak istiyorsanız benimle iletişime geçebilirsiniz.
Kullandığım temamda tasarım olarak da biraz değişiklik yaptım. Mesela artık yazı boyutları daha büyük. Bir önceki sürümde çok küçük olduğunu düşünüp böyle bir değişikliğe gittim. İyi de yaptığımı düşünüyorum. Herkesin gözleri küçük boyutlu yazıları okumaya elverişli olmayabilir.
Sonra yorum kutularında birtakım ince detaylar ekledim. Bazı çapalarda (anchor) ufak bir kayma efekti ekledim (Opera’da biraz sorunlu ama olsun napalım
).
Diğer yandan nihayet bir isim verebildim bu temaya. Adı Emerald. Yani zümrüt… Unutmadan söylemem gerekir; Burada kullandığım Emerald adlı temayı bir süre sonra ücretsiz olarak dağıtacağım. Beni izlemeye devam edin.
Arkadaşlar yorum ve eleştirilerinize açığım. Aşağıdaki yorum kısmından yorum, eleştirilerinizi ve yakaladığınız hataları yazabilirsiniz.
Bu yazı Fatih Turan tarafından 18 Eylül 2008 01:18 tarihinde yazıldı. 11 yorum var.
Birkaç ay önce bazı ziyaretçilerimin bana e-posta aracılığıyla Adobe Illustrator konusundaki yazılara ağırlık vermemi söylemişti. Ben de bir önceki yazımda Illustrator’e yeni başlayanlar için bir yazı yazarak bu konuya bir başlangıç yapmış oldum. Şimdi de deviantart‘daki bazı çalışmalarda ve Web 2.0 trendini benimsiyen sitelerde görmeye alıştığımız bir grafik öğesinin Illustrator’de nasıl yapılacağına dair eğitsel yazdım. Bu eğitseli biraz uzunca yazmış olabilirim. Hedefim bu işe yeni başlayanların da birşeyler yapabilmesidir.
İlk adımda File menüsünden New komutu ile veya CTRL+N kısayol tuşuna basıp aşağıda görülen ayarlarla yeni bir dosya açıyoruz.
Sonrasında araç kutusundan elips aracını seçip, Artboard(veya sayfa diyebiliriz)a SHIFT tuşunu basılı tutarak bir daire çiziyoruz.
Araç çubuğundan bıçak aracı(knife tool)u seçip ardından aşağıda görüldüğü gibi dairenin sağ üst kısmını ALT+SHIFT tuşunu basılı tutarak düzgün bir şekilde kesiyoruz.
Araç çubuğundan seçim aracı(selection tool)u seçip az önce kestiğimiz bölümü DELETE tuşu ile siliyoruz.
Sayfamızdaki çemberi CTRL+C ile kopyalayıp CTRL+V ile sahnemize tekrar yapıştırıyoruz. Yani çemberi çoğaltıyoruz. Daha sonrasında çemberlerin pozisyonlarını da aşağıda görüldüğü şekilde ayarlamamız gerekiyor. Bunu rahatlıkla yapmamız için dış çizgi moduna(Outline Mode) CTRL+Y tuş kombinasyonu ile geçiş yapıp çemberlerin pozisyonunu Selection Tool(kısayol tuşu V)’la ayarlıyoruz ve işimiz bitince yine CTRL+Y ile dış çizgi modundan(Outline Mode) çıkıyoruz.
Şimdi ise alt kısımdaki dairemize Selection Tool(kısayolu V) ile bir kere tıklayıp seçili olmasını sağladıkdan sonra CTRL+C ile kopyalayıp bu sefer CTRL+F ile yapıştırıyoruz. Bu arada belirtmeliyim ki CTRL+F tuş kombinasyonu, CTRL+C ile kopyalanan nesnenin ait olduğu orijinal pozisyona yapıştırmaya yarıyor.
Az önceki kopyalama işlemini tamamladıkdan sonra Layer paletine bakacak olursak(eğer layer paleti sizde görünmüyorsa Window menüsünden Layers komutu veya F7 tuşu ile açabilirsiniz) üç tane Path geldiğini göreceğiz. Ortadaki Path’i, yani ikinci Path’i aşağıdaki görüntüdeki gibi yukarıya doğru sürükleyip en yukarda yer almasını sağlayın. Veya Layer paletinden ortadaki Path’i seçip Object menüsünden Arrange>Bring to front komutu ile de aynı işlemi yapabilirsiniz. Bu işlemi de yaptığınızda sayfamızdaki nesnelerimiz bu görüntüdeki gibi görülmesi gerekiyor.
Aşağıdaki görüntüye bakacak olursak Layer Paletindeki Pathlerin yanlarında küçük çemberler olduğunu göreceksiniz. Bu adımda CTRL tuşunu basılı tutarak ortadaki ve üstteki Path’in yanındaki çemberlere basarak sayfamızdaki nesneleri seçmiş olacağız. Bu işlemi SHIFT tuşunu basılı Selection Tool(kısayolu V) ile her iki nesneye tıklayarak da yapabilirsiniz.
Object menüsünden Clipping Mask>Make komutu veya CTRL+7 tuşuna basarak maskemizi uyguluyoruz. Bu işlem sonucunda sayfamızdaki nesnemiz aşağıdaki gibi olmalı:
Layer paletindeki ilk Path(bu sayfadaki dairemiz oluyor)’i seçip, ekranın üstündeki kontrol paletindeki Fill kısmından White, Black adlı Gradient’e tıklayarak siyah beyaz gradient ile boyanmasını sağlayın. Sonuç aşağıdaki gibi olmalı.
Şimdi bu siyah beyaz rengi biraz değişelim. Büyük dairenin seçili olduğundan emin olun(üstteki resimdeki gibi). Ardından Swatches ve Gradient paletinin her ikisini de açın(eğer açık değilseler Window menüsü altındaki Gradient ve Swatches komutu ile açabilirsiniz). Aşağıda görüldüğü gibi Swatches paletindeki sol taraftaki koyu turuncu rengi(pumpkin) Gradient paletinin sol kutusuna bırakın ve yine aynı işlemi sağ tarafdaki açık turuncu rengi(squash) Gradient paletindeki sağ kutuya bırakın.
Bu işlemi tamamladıkdan sonra çalışmamız şu halini alması gerekiyor:
Şimdi ise üst dilimi renklendirmek için Layer Paletinde bir grup var ve bunun içindeki Path’i seçiyoruz(aksini belirtmediğim takdirde seçimi iptal etmeyin yoksa ilerdeki adımlarda problem çıkabilir ve eğer yanlışlıkla seçimi iptal ederseniz yine bu adımı tekrar edip üst dilimin seçilmesini sağlayın). Grubu açmak için aşağıdaki görüntüde işaretlenen aşağı oka basmanız gerekiyor.
Üst dilimi seçtikden ekranın üstündeki kontrol paletindeki Fill kısmından “White, Black” adlı Gradient’e tıklayarak siyah beyaz gradient ile boyanmasını sağlayın.
Araç kutusundan Gradient Tool(kısayolu G)’u seçin ve aşağıda görülen çizgi doğrultusunda fareyi sürükleyip bırakın.
Gradient Paletine geçip en sağdaki kutuya çift tıklayarak Color Paletine ulaşın ve oradan K renk kaydıracının değerini %50′ye ayarlayın.
CTRL+A ile bütün nesnelerimizi seçip ekranın üstündeki kontrol panelinde bulunan Stroke özelliğine girip aşağıda görülen görüntüdeki gibi ‘[None]‘yi seçerek dış çizgilerimizi yok ediyoruz.
Son olarak elde edeceğimiz görüntü aşağıdaki gibi olacak:
CTRL+A ile bütün nesnelerimizi seçip araç kutusundan Rotate Tool veya klavye kısayolu olan R tuşuna basarak 90 derece sağa doğru döndürün. Ve üzerine aşağıdaki gibi istediğiniz bir yazıtipi ile yazınızı yazın. İşte bu kadar. Elde edeceğimiz sonuç aşağıdaki gibi olacak.
Bu yazı Fatih Turan tarafından 25 Ağustos 2007 18:28 tarihinde yazıldı. 5 yorum var.