Merhaba arkadaşlar. Bugün siz değerli okuyucularıma Nokia N97 ile Youtube.com adresine nasıl gireceğinizden bahsedeceğim. Malumunuz N97 içerisinde Youtube eklentisi mevcut. Fakat ülkemizde Youtube.com adresi yasaklı olduğu için N97 sahipleri malesef ki bu eklentiyi kullanamamaktalar. Youtube internet sayfasına girmek için kullanılan yöntemlerin en başında DNS değiştirmek gelir. Aynen bilgisayarınızda olduğu gibi N97 telefonunuzda da DNS [...]
Merhaba arkadaşlar ; Geçen gün Hayati Çamur arkadaşım bir mail atmıştı. Mailinde Windows Vista kullandığını ve malesef ki zarar gören birkaç sistem dosyası yüzünden vista service pack ‘i yükleyemediğini söyledi.
Açıkcası birçok yöntem denemiş ve en sonunda format atmakla karşı karşıya kalmış Tam benim düşünce tarzım format her zaman son çare olsun… Önemli olan sistemi kararlı ve düzgün çalışır biçimde tutmaktır. Malesef ki sisteme kurduğunuz yazılımlar, (ekle/kaldır) virüsler, internet ve diğer birçok etken sistem dosyalarının zarar görmesine sebep olabiliyor. Fırsat buldukça bu tip sistem arızalarından bahsederek siz değerli okuyucularıma yardımcı olmaya çalışıyorum.
Hayati arkadaşımada sistem dosyalarını onarabilmesi için sfc /scannow komutundan bahsettim. Bu komutu XP ‘den bilenleriniz yada hatırlayanlarınız vardır. 2006 yılındaki Scannow – Windows Dosya Koruması & Windows File Protection yazımda siz değerli okuyucularıma windows XP için sistem dosyalarının zarar görmesi yada değiştirilmesi ile ortaya çıkan aksaklıklara bir çözüm olarak sfc /scannow komutundan bahsetmiştim.
Aynı durum Windows Vista içinde geçerli . Bu komut sayesinde bilgisayarınızda tarama işlemi başlatılıyor ve sistem dosyalarının bütünlüğü doğrulanıyor. Eğer ki bu işlem sırasında problemli bir sistem dosyasına denk gelirse orjinali ile sistem dosyası değiştirilerek dosya sistemi bütünlüğü korunmuş oluyor.
Bu sayede işletim sisteminizin ömrünü biraz daha uzatabilmektesiniz. Ayrıca Hayati arkadaşımın ki gibi sorunları çözebilirsiniz. Gelelim Windows Vista üzerinde bu komutu nasıl kullanacağımıza.
Kullanım :
“Başlat” menüsünden “Aramaya Başla“ kısmına CMD yazıp bekliyoruz. Üstte CMD.EXE olarak komut sistemimizi bulacaktır. Üzerine gelip sağ tıklıyoruz ve “Yönetici olarak çalıştır” ile komut sistemini açıyoruz.
Dikkatinizi çekmek isterim. Üzerine gelip sağ tıklıyoruz. Yönetici olarak çalıştırıyoruz. Çünkü yapıcağımız işlev yönetici yetkileri gerektirmekte. Aksi taktirde SFC yardımcı programını çalıştıramayız.
Komut sistemi pencere olarak karşımıza geliyor. Penceremizde
Sfc /Scannow komutumuzu yazıp entere basıyoruz. Sistem tarması başlayacaktır. Sistemin büyüklüğüne ve bilgisayarınızın hızına göre bu biraz uzun sürebilir. Bekliyoruz. Sistemi komple taramaya başlıyor. Bu süreç sırasında sistem dosyalarında bir probleme denk gelirse sistem kendini onaracaktır. Eğer gerek duyarsa sizden işletim sistemi cd’nizi isteyebilir.
%100 ‘e ulaştığında bize sistem dosyalarını tarayıp düzenlediğini söyleyecektir. Bilgisayarınızı yeniden başlat yaptığınızda sisteminizdeki sistem dosyaları orjinal halleriyle çalışmaya başlayacaktır. Birçok hatadan da kurtulmuş olacaksınız.
Diğer komutlar ;
/SCANNOW Tüm korumalı sistem dosyalarının bütünlüğünü, olanaklı olduğunda tarar.
/VERIFYONLY Tüm korumalı sistem dosyalarını bütünlüğünü tarar. Onarım işlemi yapılmaz.
/SCANFILE Başvurulan dosyanın bütünlüğünü tarar, sorunlar tanımlanırsa dosyayı onarır. Tam <dosya> yolunu belirtir.
/VERIFYFILE <dosya> tam yoluna sahip dosyanın bütünlüğünü doğrular. Onarım işlemi yapılmaz.
/OFFBOOTDIR Çevrimdışı onarım için çevrimdışı önyükleme dizininin konumunu belirtir
/OFFWINDIR Çevrimdışı onarım için çevrimdışı Windows dizininin konumunu belirtir.
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere Microsoft Windows Vista işletim sistemindeki “Güvenlik Merkezi Hizmeti Başlatılamıyor” hatasından bahsedeceğim. Aslında çözümü çok basit bir hata. Sistem saatinin orada bilgisayarınızı açtığınız zaman çıkan bu hata iletisi Vista’nın güvenlik birimlerinin çalışmadığını söylemektedir. Kullanıcı durumun alehine işlememesi için vista tarafından uyarılır.
Bu uyarı balonunu tıkladığımız zaman Windows Güvenlik Merkezi karşımıza gelecektir. Kapalı olarak gözüken hizmeti açmak istediğinizde yine aynı hata ile karşılaşabilirsiniz.
Çözüm :
Başlat menüsünden çalıştıra gelip “services.msc” yazıyoruz ve entere basıyoruz. Karşımıza Windows Vista’nın hizmetler arabirimi geliyor. Bu hizmetler içerisinde resimde gördüğünüz işlevleri gerçekleştiriyoruz.
1. Hizmetler arasından güvenlik merkezini bulup çift tıklıyoruz.
2. Açılan pencerede başlangıç türü kısmını otomatik olarak seçiyoruz.
3. Uygula butonuna basıyoruz.
4. Başlat butonu aktif hale geliyor ve başlat butonuna basıyoruz.
5. Tamam yapıp pencereyi kapatıyoruz.
Artık devre dışı kalan Güvenlik Merkezi Hizmeti aktif hale geliyor. Bilgisayarınızı her açtığınızda otomatik olarak servis başlayacak ve sistemi denetlemeye devam edecektir.
Sebep :
Açıkcası kesin bir sebep söyleyemeyeceğim. Çünkü neden kapandığı hakkında net bir araştırma yapmadım. Fakat virüsler, trojanlar yada sisteme kurduğunuz bir program veyahut başlangıçtaki çalışan dosyaların girdilerinin silinmesi yada değiştirilmesi buna neden olabilir.
Hadi kolay gelsin.
Merhaba arkadaşlar fırsat buldukça sizlere veri güvenliği ve verilerinizi yedekleme hakkında sürekli bilgi vermeye çalışıyorum. Özelliklede bilgisayar arızalarında karşımıza çıkan en büyük problem verilerin kaybolmasıdır. Veri yedeklemenin farklı yöntemleri var. CD – DVD, Disk, Flash Disk gibi fiziksel olarak yedekleme türleri ve sistemleri mevcut bunlara alternatif olarak internet üzerinde veri yedeklemekten bahsedeceğim.
Bu tip yedeklemede ftp hesabınızdan bahsetmiyorum. Gerçi herkezin bir ftp hesabıda yok. Ama herkezin bir dropbox hesabı olabilir. Üstelik ücretsiz…
Dropbox kurulum ve kullanımı :
Dropbox ufak bir yazılım sayesinde bilgisayarınızdaki verileri internetten sanal bir yedekleme olarak interneteki alanınıza kayıt ediyor. Yani dropbox yazılımını bilgisayarımıza kuruyor ve bilgisayarımızdaki verileri internete gönderebiliyoruz. Sadece bununla kalmıyor. Dropbox kurulduğu zaman bilgisayarınızın simgelerinde yer alıyor. Bu simgeyi çift tıkladığımızda ayarlarını yapabilmekte internetteki alanımızıda görebilmekteyiz. Üstelik üye olan herkeze 2GB alan veriyor. Gelin beraberce bakalım bu işi nasıl yapacağız ?
Öncelikle dropbox yazılımını indiriyoruz. (14Mb) İndirdiğimiz yazılımı bilgisayarımıza kuruyoruz. Kurulum sırasında bizden kayıt olmamızı istiyor. E-mail ve gerekli bilgileri doldurduktan sonra kurulum tamamlanıyor. Bilgisayarımıza kurduğumuz zaman sağ alt köşedeki simgelerimizin yanına dropbox simgesi geliyor. Simgeyi çift tıkladığımızda
C:\Users\Kullanıc\Documents\My Dropbox Klasörü açılıyor.
Bu klasör içerisine hangi dosyayı atarsanız atın internet üzerinden açılan hesabınıza otomatik olarak verilerinizi yedekliyor.
Aslında güzel düşünülmüş bir uygulama verilerinizi CD / DVD gibi fiziksel olarak yedekleyebilirsiniz yada taşınılabilir diskler ama bu tip aletlerin bozulma riskide cabası. Her zaman söylerim mutlaka 2 yedek alın diye.
Eğer yedeklerinizi aldığınız CD – DVD – HDD – Flash disk gibi aletlerin bozulma riskinide göze almak istemiyorsanız bu tip bir yedekleme sistemiyle rahat edebilirsiniz. Bu yedeklemenin tek riski şifrenizi unutmak olabilir. (Hackerler hariç o zaten her zaman bir risktir.) eğer böyle bir sorun olursa yani şifrenizi unutursanız zaten kayıtlı olan e-mail adresinize şifremi unuttum yaparak yeni bir şifre alabilirsiniz. Ayrıca programı kullanırken sizden şifre felan istemiyor. Arka planda pc nizi hiç kastırmadan rahat bir şekilde çalışabilmekte. Şöyle bir soru aklınıza gelebilir …
İnternet bağlantımı meşgul etmez mi ?
Elbetteki internet bağlantınızın bir kısmını kullanacaktır. Sonuçta verilerinizi internete yedekliyorsunuz. Fakat korkmanıza gerek yok. Programın simgesini sağ tıkladığımız zaman açılan pencereden Preferences (ayarlar) tıklayıp karşımıza gelen pencerede Network sekmesini tıkladığımız zaman upload ve download veri hızlarını limitleyebildiğimizi görebilirsiniz.
Benim acelem yok bilgisayarım saatlerce internette 1 kb ayarlarsınız upload da download da 1 kb ile sınırlanmış olur 3-5 saatte yedekleme tamamlanır. Yada iyi bir internet bağlantınız vardır yazarsınız oraya 1024 diye anında verileriniz yedeklenir
Bunun yanında yine simgemizi sağ tıkladığınızda açılan pencerede.
1. Yedekleme klasörümüzü açabilirsiniz.
Resimde gördüğünüz gibi 1 ‘i tıkladığınız zaman klasörümüz açılıyor. Yukarıda da söylediğim gibi bu klasöre attığımız tüm veriler internetteki alanımıza kayıt edilmekte.
2. Kullandığınız alanınızı görebilir.
2GB lık ücretsiz kullanacak olduğunuz alanınızda ne kadar boş yer kaldığını görebilmektesiniz.
3. Son yapılan yüklemeleri veya değişiklikleri görebilirsiniz.
Yapılan son değişklikler aslında iyi düşünülmüş bir seçenek. Ben en çok bu kısmı kullanıyorum hangi verilerinizin gittiğini görebilmektesiniz. Tüm yaptığınız değişiklikler tek bir tıkla önünüze geliyor.
4. Forumlara ulaşabilirsiniz.
Destek forumlara bağlanıyor. Malesef ki Türkçe dil desteği yok. İngilizcesi olanlar için iyi bir yardım kaynağı diyebilirim.
5. Alanınızı artırabilirsiniz.
Programı kurduğumuz zaman oluşan yedekleme alanımız 2 GB ile sınırlandırılmış. Eğer ki bu alanı artırmak isterseniz ek bir ücret ödemeniz gerekiyor. 2 GB ‘da bazı şeyler için yeterli bir alan fakat iyi bir yedekleme isterseniz mesela 50GB gibi bir alan aylık 9,99$ ödediğinizde tamamiyle sizin oluyor. Yada yıllık 99,oo USD ödeyerek 50 GB lık alanınızı paşalar gibi kullanabilirsiniz.
6. Özellikleri görüntüleyebiliriz. (Ayarlar)
Biraz önce bu seçenekten bahsetmiştim. Klasörünüzün yerini ayarlayabilir, internet limitlerini ayarlayabilir yada proxy ayarlarınızı girebilirsiniz.
Son olarak Web arayüzünden bahsetmek istiyorum.
Yine simgemizi sağ tıklayıp alanımızı ne kadar kullandığımızı gördüğümüz yere tıkladığımızda tarayıcımızda dropbox hesabımızı açıyor. Hesabımızın arayüzü webde daha ayrıntılı. Bu bölümde hesap ayarlarınızı yapabilir, paylaşım klasörü oluşturup arkadaşlarınızla dosyalarınızı paylaşabilir, resimlerinizi görebilir, son değişikliklere göz atabilir, alanınıza gönderdiğiniz verileri ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.
Burada dikkatimi çeken aklınıza gelebilecek hertürlü şeyi yapabildiğimizdir. Bir yedekleme diskinden bekleyemeyeceğimiz şeyleri burada yapma imkanına sahibiz. Ayrıca tebrik etmek lazım. Aynen bir fiziksel disk gibi önümüzde veistediğimiz gibi silebilir, kopyalayabilir, paylaşabilir ve hatta görüntüleyebiliriz.
Umarım memnun kalırsınız.
Dropbox programını yüklemek ve ücretsiz 2gb alan hesabı açmak için buradan buyrun.
Yalnız internet bağlantınız kotalı ise tavsiye etmiyorum..! Bunu açıkca söyleyeyim sonra içine MP3 leri atıp ay sonunda “Aaaaaa kotamı aşmışım” demeyin
Gerçi 1Kb limit koyarsınız 3 haftada gider ayrı mesele
![]()
Bilgisayar mühendisliğinin pek çok alanında kullanılan şablonlar, programlama dillerinde bir fonksiyon (function) veya programın bir parçasının farklı değişken tipleri için kulllanılmasını sağlarlar.
Örneğin JAVA ve C++ dillerinde kullanılan bu özelliği bu yazı kapsamında açıklamaya çalışacağız.
Örneğin aşağıdaki kod parçasını ele alalım:
template<typename T> template<class T>
Yukarıdaki ilk satırda bir tip ile şablon (template) tanımlanmışken ikinci satırda bir sınıf (class) ile şablon tanımlanmıştır.
Yani kullanılacak olan şablona T ismi verilmiş ve bu şablonun tipi bir ilkel veri tipi (primitive data type) (int,char, float gibi) ile tanımlanmış veya bir sınıf (class) kullanılarak tanımlanmıştır.
Nesne yönelimli programlama dillerinde kullanılan şablonları ikiye ayırmak mümkündür.
Kabaca aşağıdaki şekilde tanımlanabilirler. Fonksiyon şablonu için:
template <class degisken> fonksiyontanimi; template <typename degisken> fonksiyontanimi;
Sınıf şablonları (class templates) aşağıdaki şekilde tanılmanabilirler.
template <class degisken> siniftanimi; template <typename degisken> siniftanimi;
Örneğin C++ dilinde 4 farklı tip için (int, double, string ve boolean) değeri ekrana basan bir fonksiyon ve bu fonksiyonu kullanan kod verilmiştir:
#include<iostream> #include<string> using namespace std; template<typename T> void yazdir(T deger) { cout << "deger : " << deger << endl; } int main() { int i=5; double d=5.5; string s("Merhaba Dunya"); bool b=true; yazdir(i); // T int yazdir(d); // T double yazdir(s); // T string yazdir(b); // T bool return 0; }
Yukarıdaki kodda görüldüğü üzere 4 farklı tip için değerleri ekrana basmaktadır.
Yukarıda fonksiyon şablonları için görülen örneğin yanına bir de sınıf şablonları için aşağıdaki örneği inceleylim:
#include <iostream>
#include <string>
using namespace std;
template <class T>
class Stack
{
public:
Stack();
void push(T i);
T pop();
private:
int top;
T st[100];
};
template <class T>
Stack<T>::Stack()
{
top = -1;
}
template <class T>
void Stack<T>::push(T i)
{
st[++top] = i;
}
template <class T>
T Stack<T>::pop()
{
return st[top--];
}
int main ()
{
Stack<int> int_stack;
Stack<string> str_stack;
int_stack.push(10);
str_stack.push("Merhaba");
str_stack.push("Dunya");
cout << int_stack.pop() << endl;
cout << str_stack.pop() << endl;
cout << str_stack.pop() << endl;
return 0;
}
Yukarıdaki kodda örnek olarak bir dizi üzerine kurulu bir yığın (stack) kodu verilmiştir. Bu yığın içerisine istenilen tipte veri eklenebilmektedir. Örnek olarak yukarıdaki kodda aynı yığın (stack) içerisine hem int hem de string tipinde veri eklenmiştir.
Yazan : Şadi Evren ŞEKER
Yazan : Şadi Evren ŞEKER
Bilgisayar bilimlerinde hafızanın verimli kullanılması ve aynı amaca hizmet eden bilgilerin birlikte tutulması amacıyla geliştirilen bu yapılarda tanımlanan alt verilerin tamamı hafızada (RAM) bir arada tutulur ve bir seferde hepsine erişilebilir.
Aslında kullanım ve mantık olarak yapılara (Structs) oldukça çok benzeyen birliklerin (unions) tek farkı veriyi hafızada aynı yerde tutmasıdır.
Örneğin aşağıdaki C dilinde yazılmış kodu ele alalım:
#include<stdio.h>
typedef union birlik
{
double PI;
int B;
}BrlikDenemesi;
int main()
{
BirlikDenemsi sayilar;
sayilar.PI = 3.14;
sayilar.B = 50;
return 0;
}
Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere bir double bir de int değişken tiplerinden bir birlik (union) tanımlanmış ve bu birliğin içindeki değerlere erişilmiştir.
Yapılarda (Structs) oluduğu gibi birliklerde (unions) de . ve -> işelemleri (operators) kullanılmaktadır. Yani bir birlik (union) göstericisinin bir elemanına erişilirken -> operatörü kullanılabilir.
Yukarıdaki kod bu durumda aşağıdaki şekilde yazılabilir:
#include<stdio.h>
typedef union birlik
{
double PI;
int B;
}BrlikDenemesi;
int main()
{
BirlikDenemsi *sayilar;
sayilar->PI = 3.14;
sayilar->B = 50;
return 0;
}
Yukarıdaki kodun ilk koddan farkı sadece sayilar isimli değişkenin bir gösterici (pointer) olarak tanımlanmasıdır.
Dünya Çapında Web (İngilizce: World Wide Web, kısaca WWW veya web), örümcek ağları gibi birbiriyle bağlantılı sayfalardan, İnternet üzerinde çalışan ve “www” ile başlayan adreslerdeki sayfaların görüntülenmesini sağlayan servistir.
İnternet ve web terimleri aynı olguyu tanımlamaz. Zira web sadece internet üzerinde çalışan bir servistir. Web kavramı, CERN’de bir bilgisayar programcısı olan Tim Berners-Lee’nin HTML adlı bilgisayar dilini bulup geliştirmesiyle oluşmuştur. Bugün de kendisinin başkanı olduğu W3C (World Wide Web Consortium) tarafından idare edilmektedir. WWW, 1994 yılından beri hızla büyümekte, kullananların yaş aralığı genişlemektedir.
“Kaynak: Wikipedia”
© 2005 – 2009 wolkanca. Bu yazi blog.wolkanca.com adresinde yazildi, sitenin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir.

Telefonunu iPod gibi değil de bilgisayar gibi kullanmayı sevenler için, HTC’den hem güzel, hem becerikli, hem de zarif bir PDA. Ürünün abisi olan HTC Touch Diamond ile Türkiye’deki raflarda çoktan yerini almış, hatta tükenmiş olmasına rağmen HTC, daha iyisini yapabileceğini çok geçmeden HTC Touch Diamond 2‘yi çıkararak ispatlamış.
Bu güzel cihaz Qualcomm® MSM7200A™ 528 MHz işlemcisi, 512 MB ROM, 288 MB RAM’ı, 5 megapiksel kamerası ve ince yapısıyla rakiplerinin arasında öne çıkıyor. Henüz elimize geçmediği için olumsuz özelliklerini sayıp dökemeyeceğim, ama önceki versiyonunda GPS’yi kullanırken ısındığına dair bilgimiz var.
Henüz Türkiye’ye geliş tarihi belli değil, belki de hiç gelmeyecek ancak İngiltere’de piyasaya çıkma tarihi ve fiyatı çoktan belli olmuş; 22 Nisan’da bir sanal mağazada yerini alıyor.
ilgili yazılar
bu yazı gezgingun tarafından zamazing.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: cep telefonu, mobil, pda, cep bilgisayarı, htc, windows mobile, touch diamond, touch flo, windows mobile 6.1 professional, htc touch diamond 2, touch diamond 2
Yazan : Şadi Evren ŞEKER
Bilgisayar bilimlerinde en önemli kaynaklardan birisi de merkezi işlem birimidir (MİB, central processing unit CPU). Özellikle işletim sistemi çalışmaları sırasında bir işletim sisteminin bu en kıymetli kaynağı daha verimli kullanması amaçlanır.
MİB Meşguliyeti (Utilization) ise işlemcide çalışmak için bekleyen işlemler (process) için sistemin meşguliyet oranını (utilization) bulmaya yarayan bir hesaplamadır.
Aslında çalışacak olan her işlem bekleme sırası (ready queue) ismi verilen bir sırada bekler. İşletim sisteminde görevlendirici (dispatcher) ismi verilen bir işlem ise bu sıradan işlemci zamanlama algoritmasına (cpu scheduling algorithm) uygun olan bir işlemi alarak işlemcide çalıştırır. Bu sırada sistemin ne kadar işleme cevap verebildiği (arz) ile sistemde üretilen ve işlemcide çalıştırılmak için bekleyen işlemlerin (talep) oranı işlemcinin meşguliyeti olarak hesaplanır.
Basitçe sıra teorisinde (queue teory) aşağıdaki şekilde gösterilen oranla bulunan meşguliyet değeridir:
ρ = λ / μ
Çeşitli işletim sistemlerinde bu değeri okumak için yöntemler bulunur. Örneğin windows işletim sistemlerinde CPU Usage (CPU Kullanımı) olarak geçen bu terim, task manager (görev yöneticisinden) okunabilir:

Yukarıdaki resimde bu değer %91 olarak verilmiştir. Yani bir yoruma göre işlemcinin gelen taleplerin %91′ini karşıladğını söyleyebiliriz.
Örneğin Linux sistemlerde top komutu çalıştırıldığında aşağıdakine benzer bir ekran çıkar ve burada işlemci kullanımı görülebilir:

Yukarıda işletim sistemlerinin
Yazan : Şadi Evren ŞEKER
Bilgisayar bilimlerinde sıra (queue) teorisinde, sıradaki bir varlığın ne kadar meşgul edildiğini ölçmeye ve bu ölçüme göre kararlar vermeye verilen isimdir.
İstatistiksel olarak ρ sembolü ile gösterilir ve şayet ρ değeri 1′den büyükse sıranın uzadığı, 1′e eşitse sıranın ne kısalıp ne de uzadığı ve şayet 1′den küçükse sıranın kısaldığı veya sırada kimse kalmadığı sonucu çıkarılır.
Burada ρ değerinin hesaplanması için aşağıdaki formül kullanılabilir:
ρ = λ / μ
Yukarıdaki formülde λ değeri sıraya gelen varlıkların oranını, μ değeri ise sistemin bu sıradaki varlıklara hizmet verme oranını göstermektedir. Yani basitçe sıraya girenler ve sıradan çıkanların oranı olarak düşünülebilir. Daha basit bir ifadeyle talep/arz oranı olarak düşünülebilir.
Basit bir örnek üzerinden anlatmak gerekirse örneğin bir bankada bulunan banka görevlileri ortalama olarak bir müşteriye 1 dakikada hizmet veriyor olsun. Saatte 50 müşterinin geldiği bir bankada meşguliyet aşağıdaki şekilde hesaplanabilir:
Öncelikle arz ve talebi aynı birimlere getirmek gerekir. Yani bankanın arz ettiği hizmet değeri müşteri/saat şeklindeyken, bankanın talep değeri müşteri/saat cinsinden. Bu durumda bankanın arz değerini de müşteri/saat cinsine çevirelim.
Basit bir hesapla 1 dakikada bir müşteriye hizmet verilen bir bankada saatte 60 müşteriye hizmet verilir. Öyleyse bu bankanın meşguliyet oranı (utilization):
ρ = λ / μ
λ = 50
μ = 60
için ρ = 50 / 60
= 0.83
olarak bulunur. Bu durumda bankanın müşterilerine zamanında hizmet verebileceğini ve müşterilerin sıra beklemeyeceğini veya bir sıra varsa zamanla azalacağını yorumlayabiliriz.