Merhaba arkadaşlar. Bugün siz değerli okuyucularıma Nokia N97 ile Youtube.com adresine nasıl gireceğinizden bahsedeceğim. Malumunuz N97 içerisinde Youtube eklentisi mevcut. Fakat ülkemizde Youtube.com adresi yasaklı olduğu için N97 sahipleri malesef ki bu eklentiyi kullanamamaktalar. Youtube internet sayfasına girmek için kullanılan yöntemlerin en başında DNS değiştirmek gelir. Aynen bilgisayarınızda olduğu gibi N97 telefonunuzda da DNS [...]
Akıllı musluk olarak bilinen ve yüz tanıma teknolojisine sahip olan bu musluk el yıkamak için gelenleri farkedebiliyor ve gelenlerin isteklerine göre su sıcaklığını düzenleyip suyun akış hızını ayarlayabiliyor. Musluğun içinde bulunan mavi ve kırmızı led ışıkları musluğun sıcaklığına göre yanıyor. Yani kırmızı ışık sıcak suyun aktığını mavi ışık ise soğuk suyun aktığını belirtiyor.

Musluğun ağzının üzerinde bulunan ekran e-postaların yüklenebileceği, istendiğinde hava durumunun gösterilebileceği ve takvim uygulamalarına sahip bir ekran özelliği taşımakta. Musluk ayarları kişiselleştirilebiliyor. Buna ek olarak bu uygulamaları dokunmatik olarak musluğun ekranından yapmak mümkün.
Japonya’nın dev şirketlerinden biri olan Honda şirketi Asimo araştırmasından çıkan sonuca göre birkaç sensör kullanılarak yürüme hareketini desteklemesi için insan hareketlerine tepki gösteren aygıtlar üretebilmeyi başardı. Aslında buradaki büyük başarı Asimo robotunun yenilenmesiyle geliştirilen yazılımda saklı olduğu söyleniyor.

Vücut ağırlığını desteklemek için yapılmış olan bu aygıt ayrıca fiziksel hareket gerektiren aktivitelerde kullanıcının bacaklarındaki yükü azaltır. Sistemin ayak tabanında ve bacaklarda ikişer tane kaldırma sensörü vardır. İnsanın yürümesini 1 saniye bile geciktirmeyen bu aygıtla hareketlerinizi kontrol eden bir aygıt olduğu hissine kapılmazsınız. Hareketlere anında cevap veren bu aygıt insan hareketlerinin hemen hemen hepsini yapabilir olup yapısı adeta dış bir iskeleti andırmakta.

Ayrıca bu aygıt merdivenlerden çıkma ve inmenizde zorluk çıkarmaz. Fakat bir yerlere otururken elektromekanik bacakların yeterli olmadığı anlaşılmış. Bundan başka yürümeyi kolaylaştıran diğer bir aygıt yetkililerce “adım aralıklarını yöneten” olarak adlandırılmış olup kemer gibi bağlanabilen ve ağırlığı pek hissedilmeyen bir aygıttır. Bu aygıt kişinin yürüyüş aralıklarını ve yürüyüş hızını düzenlemeye yardımcı olur.

Buna ek olarak bu aygıtın yaşlı ve yürümede zorluk çeken insanlar için yürümeyi kolaylaştıracağı düşünülmekte. Tasarım olarak da insan yapısına uyan bu aygıt yürümede birinci aygıta göre daha fazla rahatlık sağlayacağı söyleniyor. Bu aygıtta bacakları destekler. Henüz üretime geçilmeyen her iki aygıtın yaklaşık 2 saat pil ömrü vardır. [Kaynak]
Sanırım bu yazıyı yazmanın zamanı geldi. Geçen sene Teknoloji kategorisinde 3ncü olduğum Blog Ödülleri‘ne bu sene de Yakuter.com ile Teknoloji kategorisinde katılıyorum.
Bildiğiniz gibi Yakuter.com‘un tek amacı Türk internet kullanıcılarını programlama, tasarım ve web teknolojileri alanında bilgilendirmek. Bu amacı gerçekleştirmek içinde bilgimi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum. Yeri geliyor makalelere döküyorum işi (1, 2, 3, 4, 5, 6 …), yeri geliyor örnek uygulamalar (1, 2, 3 …) hazırlayıp ücretsiz olarak sunuyorum kullanıcılarıma.
İşte bu yolda ve bu amaç doğrultusunda Blog Ödülleri‘nde eğer dereceye girersem benim için iyi bir motivasyon kaynağı olacağına inanıyorum. Hediyesi falan elbette önemli ama hepsi bir yana, beğenildiğimi bilmek bile yepyeni makaleler ve uygulamalar için tabiri caizse beni ateşliyor.
Sonuç olarak Blog Ödülleri 2009 yarışmasında Teknoloji kategorisinde YAKUTER.COM‘u desteklemenizi bekliyorum.
Not 1: Dereceye girersem sizin için süprizlerim var, çok değerli paylaşımlarım olacak ama şimdilik gizli kalsın
Not 2: Biliyorum ilk not pek inandırıcı gelmedi. Ne de olsa dereceye girsem de girmesem de sizinle paylaşacağım hazırlamış olduğum özel uygulamaları. Eee alışmışız bir kere
1. Şuradaki formdan üye olun. http://2009.blogodulleri.com/kayit
2. E-posta adresinize gönderilen onay linkine tıklayarak üyeliğinizi tamamlayın.
Eğer Yakuter.com’a oy vermek istiyorsanız:
3. Şuradaki bağlantıya (Teknoloji kategorisi) giderek Yakuter‘e oy verin
http://2009.blogodulleri.com/kategori/11

Sponsorlar:WebGrup,
SEO Teknikleri,
TrSektor | yakuter.com © 2009 | 32 yorum | Çay içmeye de beklerim »

Teknoloji ve tasarımda mobil iletişimin dünya devi LG Electronics geçtiğimiz ay Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi 2009‘da tanıttığı dünyanın ilk şeffaf tasarımlı telefonu olan LG-GD900‘ün çok şık ve göz kamaştırıcı tasarımıyla herkesi kendisine hayran bırakmıştı. Ancak telefonun teknolojik özellikleri hakkında fazla tüyo vermemişti. LG Electronics, nihayet geçtiğimiz hafta Las Vegasta düzenlenen CTIA Wireless 2009‘da GD900‘ü görücüye çıkardı.

ilgili yazılar
bu yazı alkalin tarafından zamazing.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: tasarım, teknoloji, telefon, mobil, saydam, şeffaf, lg, dokunmatik, hsdpa, multi touch, kristal, zerafet, lg gd900, gd900, mobil dünya kongresi, mwc, ctia wireless, el yazısı tanıma, s class, s sınıfı, şeffaf telefon
Diyorumki kameralar, fotoğraf makinaları, görüntülü cihazlar, televizyon, internet… Teknoloji geliştikçe insanoğlunun da evrim geçirdiğine inanıyorum, esasen inanmaktan ziyade bunu kavrıyorum demem daha doğru olur.
Örneğin admın biri demişti ismi aklımda değil şimdi, ohooo zaten burada bloguma yazıyorum ebedi eser de değil ya. Tüketiyorsunuz gidiyorsunuz, şimdi adamın ismini bulmadığım için papaz olmayalım okur, sanki para veriyorsun, bedava blog işte. O ismini unuttuğumuz adamdan duyduğum kelimelere eklemeler yapacağım, yazımızın ana konusu ona dayanıyor.
İnsanlardaki bu değişim bireyselleşmek ve kendisini hayatının merkezine almak ile alakalı. Görselliğin hızla önem kzanmasıyla birlikte öyle boktan bir dünya yarattıki, bu estetik amaliyatlardan tutun buna benzer bir sürü sanayii gelişti bunun yanında. Yani ne gerek vardı be kardeşim diyor insan düşününce, insanoğlu eski tarihlerde çiftleşirken birbirlerine daha farklı, aslında mantıklı da uyumlar ararmış, malesef gün geçtikçe bireyselleşen ve görselleşen dünya sadece ve sadece ben-merkezci bir tutum ile estetikle alakalı seçimler yapıyor.
Çok bencilleştik. Her şeyi tüketmek istiyoruz, her şeyi yemek, her şeyin kendimize ait olduğunu hayal ediyoruz ve öyle yaşıyoruz. Başka insanların mutlu olması, hayatımızdaki başka bir insanın, özel bir insanın örneğin sevgilimizin çok acıdır annemizin bile mutlu olması, iyi olması ya da neyse o değer o olmasını önemsemiyoruz. Ben.
Ve bu bir çığ. Büyür çünkü inançlarımızı, bağlılıklarımızı gün geçtikçe yıpratan ve bununla beslenen bir çarkın dişlileri arasındayız. Şarjı daha uzun giden bir bilgisayar, daha ufak bir cep telefonu, daha büyük bir plazma televizyon, daha manzaralı bir ev. Daha, daha, daha. Ne zaman doyacağız? Doyuma ulaşmak?
İmkanı yok. Doyumsuzluk içinde kıvranan mutsuz bedenleriz. Acınacak haldeyiz beyler ve acıyacak kimseniz yok bu yüzden daha da çaresiziz. Acınacak ve acımasız insanlarla dolu dünya çok çok acımasız.
Tatil diye köyüne giden bir ailenin çocuğuyum, fındık toplamalar, erik, dut, çilek, bahçe böcek, mısır tarlaları, bostanlar. Doğa ile yaşamayan şehirli insanın daha acımasız olduğunu çok iyi biliyorum, doğa insanı törpüler adam eder. Bir köpek mesela onu dost edinen bir insanın farkını anlarsınız. Bu koca şehirde kendine güvenen diplomalı, diplomasız, bilmem neli bilmem nesiz aciz insanlar sürüsüyüz beyler.
Kaçınız işe gidip gelirken tanımadığınız insanlarla minibüste, otobüste, metroda ayak üstü sohbet edip yanınızda oturan “insanın” ismini öğrendiniz? Hoş çoğunuz bir kişi olsanız bile onca yolu hergün tek başınıza otomobilinizle gidip geliyorsunuz. Komik belki ama ancak yıllar sonra Google araması ile bu yazıyı okumaya gelecek insan bu soruya evet diye verilen cevaplara şaşıracak sanıyorum.
İçimizdeki korkular, bunlar yüzünden uzağız başkalarına, korumaya almışız demir parmaklıklarla dolanıyoruz gezegende. Evlerimizde çitler, bekçiler, demirler yetmiyor, iş yerlerindeki kameralar, güvenlik aletleri yetmiyor. Birebir kendimize, beynimize ve en acısı kalbimize çitler örmüş, demir parmaklıklara hapsetmişiz haberimiz yok beyler.
En aciz isan ise bana göre bir başka insana beddua edip hakkında kötü düşünen, düşmanlıktan daha iğrenç ne var değil mi. Fakat düşmanız biz beyler, rakibiz, acımasız, amansız ol denen savaşçılarız. Yaptığımız iyilikler bile parayla, parayla iyilik olmaz, gönülle iyilik olur ulan gönül ile a be hayvan adam.
Rezillik her yerde, yemek ver oy iste, önce insanları muhtaç et kendin gemiler al yatlar katlar al, sonra onlara yardım ediyor havasına takıl ortalıkta. Oldu canım. Severim ben seni. Şu ülkede namussuzlar kadar cesur olamadınız beyler, olamadınız. Akşamları evlerinize gittiğinizde kendinizi bir eroin, bir esrar gibi olan televizyonlarla uyuşturdunuz, yazık ettiniz. Ve sizi kimse uyarmadı, uyaramadı çünkü uyanık adam kalmadı beyler. Azalıyoruz, bitiyoruz, tükeniyoruz. Korkarım yok olacağız ama yok ederek olacağız, yok ediyoruz her şeyi, hava, deniz, kara ne varsa pisliyoruz. Ha evet çocukları çok seviyoruz, onlar bizim geleceğimiz.
Korkular içinde, hergün kan emici insanların arasına maskemizi takıp kan emmeye giriyoruz, çıkarıp atsan yüzündekini nice olur halin, bin dünya malına yapılır mı bunlar be zalim.
Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var deyip bitireyim.
© 2005 – 2009 wolkanca. Bu yazi blog.wolkanca.com adresinde yazildi, sitenin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir.
LG şaşırtıcı bir teknolojik gelişmenin duyusunu yaptı. Bizler daha 3G geldi mi, hizmete girecek mi, fiyatı ne olur konularını açıklığa kavuşturamamışken; LG Electronics 4G‘den bahsetmeye başladı. Firmanın yeni çalışmaları ortaya Uzun Vadeli Dönüşüm (Long Term Evolution/ LTE) telefon modem çipini çıkartmış. Bu teknolojinin 4G için önemli bir adım olduğu söyleniyor. Çünkü bu çip sayesinde mobil telefonlar 60 Mbps’i bulan kablosuz indirme hızları ile 20 Mbps’lik yükleme hızlarına ulaşabiliyor.

ilgili yazılar
bu yazı Chaox tarafından zamazing.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: lg, cep telefonu teknoloji, lg electronics, 4g, yüksek hızlı dosya aktarımı, lte telefon modem çipi, lte
Bir süredir daha önce duymuş olabileceğiniz Visa Business Network sayesinde aldığım 100$’lık Facebook Reklam Kupon’u ile Facebook Reklamlarını deniyordum. Facebook gibi bir sosyal-arkadaşlık sitesinde özellikle web üzerine yayın yapan bir blog için beklentim çok yüksek değildi.
Siteye ziyaretçi çekmenin yanı sıra kalıcı ziyaretçilere sahip olmanın daha önemli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla, blogun tanıtım açıklamasını ilgili kesime hitap edecek şekilde düzenledim.
Facebook üzerinde reklam verirken reklamın kimlere hitap edebileceğini seçebiliyoruz. Dolayısıyla, web 2.0, internet, teknoloji, msn gibi blogumuzda yazdığımız anahtar kelimelere göre Türkiye’de yaşayan 16 yaş üzeri kesime ulaşmaya çalıştım. Girdiğim hedef alanımıza göre, tahmini olarak 30.000 kişiye hitap edeceğimiz hesaplandı.
Yaklaşık bir aylık süreçte, reklamlarımız günde ortalama 45.000 kez gösterilirken, ortalama 45 kez tıklanmışız.
Toplamda ise 1.180.120 kez reklamımız gösterilirken, 1123 kez tıklanmışız. Farklı günlerdeki farklı tıklama ücretine (CPC) göre 98.15$ ödemişiz.
Açıkçası, Facebook üzerinden gelen ziyareçtilerin hepsinin, aYYaS Blog’un hitap ettiği kesim olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca, aktif ziyaretçi olarak dönüş olacağını da zannetmiyordum. Söylediğim gibi bir aylık bir deneme süreci yaşadık. Reklamların performanslarını daha iyi anlayabilmek için daha uzun süreli ve daha dikkatli bir takipte ve incelemede bulunmak gerekli. Teknoloji/internet üzerine yazan bir blogun – Facebook’un her ne kadar her kesimden kullanıcısı olsada – Facebook gibi bir sosyal-ağ’dan alabileceği dönüşümün çok yüksek olmayacağını düşünüyorum.

Mavi renkli LASER teknolojisinin en yaygın kullanım alanı PS3 ve DVD çalarlardaki Blu-Ray sürücüler olsa gerek. Peki o sürücülerin içindeki diskleri yakarak, 25GB veriyi işleyen LASER nasıl birşey? Teknoloji meraklıları için bu sorunun cevabı, Wicked Lasers tarafından, Sonar II Burner ürünüyle çoktan verilmiş. 405nm Blu-Ray teknolojisi içeren Sonar II Burner, Laser Pointer olarak adlandırılsa da, işaretçi olarak kullanırken son derece dikkatli olmakta yarar var. 60mW çıkış gücündeki Sonar II Burner, mora çalan bir renkte ışın veriyor. Satınalacak olanların uzaktan balon patlatmak veya kibrit yakmak dışında daha bilimsel amaçları olduğunu umarak, Sonar II Burner’ın fiyatının 2000$ olduğunu belirtelim. “Elim yatkındır böyle işlere” diyenlerin ise, çok daha ucuza maledecekleri, el yapımı şu projelere gözatmalarında fayda var.

ilgili yazılar
bu yazı zabun tarafından zamazing.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: lazer, blu ray, laser, laser pointer, wicked lasers, sonar ii burner, lazer işaretçi, 405nm, transverse electromagnetic mode

Bir süre önce, modern web uygulamalarındaki trendlere yönelik yazı dizisinin ilk bölümü olan 10 Kullanışlı Web Uygulama Arayüzü Tekniği yazısını yayımlamıştım. Diğer şeylerin yanısıra bu yazıda gömülü video blogları, özelleştirilmiş kontrol ve içeriğe göre değişen gezinti elementlerine dair bazı ipuçlarına yer vermiştim. Yazıda ayrıcı basılı düğmelerin durumu, modal pencerelerin çevresinde gölge kullanmak ve giriş sayfası üzerinden kayıt sayfasına bağlantı verilmesi gerekliliğinden de bahsetmiştik.
Bu yazı ise incelemenin ikinci bölümünü oluşturmaktadır: Web Uygulamalarında İyi Kullanıcı Arayüz Tasarımı İçin 12 Kullanışlı Teknik. Yazımızda ayrıca bu tekniklerin doğru bir şekilde kullanılması için uygulamalara nasıl entegre edilmesi gerektiğini de bulacaksınız. Eğer sizin de bu konuda paylaşmak istediğiniz görüşleriniz ve önerileriniz varsa yorumlarınızda belirtmekten çekinmeyin.
1. Önemli Değişiklikleri Belirtin
İyi kullanıcı arayüzü tasarımı için en önemli elementlerden birisi de sistem durumunun görünürlüğüdür. Kullanıcılar sitenin görünmeyen kısmında olan şeylerden ve eylemlerinin oluşturacağı sonuçlardan derhal haberdar olabilmelidirler. Daha sofistike bir sistem görünürlüğünü uygulamalarda kullanabilmek için web siteleri günümüzde, elbette, AJAX kullanmaktadırlar. Bildiğiniz üzere AJAX sayesinde kullanıcılar, web sayfalarının tamamını yeniden yüklemek zorunda kalmadan sadece belirli bölümlerinde değişiklikler yapabilmektedirler. AJAX, web uygulamalarının etkileşimliliğini ve yanıt verme yeteneklerini masaüstü uygulamaları ile neredeyse aynı seviyeye getirebilmektedir.

Bu dinamik oluşumun anlamı, bir düğmeye tıkladığınızda sayfa yeniden yüklenmemesi ancak sayfada bir şeyin olmasıdır. Pek çok web sitesi halen AJAX’ı etkin bir şekilde kullanmamaktadır, bu sayede bazı kullanıcılar halen bir düğmeye tıkladıktan sonra bir şeyin olup olmayacağını ya da düğmelerin doğru şekilde tıklanıp tıklanmadığını bilememektedirler. Bu sorunun önüne geçebilmek için kullanıcı etkileşimlerinin her birine görsel geribildirim uygulamalısınız.
ilgili yazılar
bu yazı pinkfloyd tarafından bildirgec.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: usability, erişilebilirlik, kullanılabilirlik, kullanıcı arayüzü, user interface, kullanıcı arabirimi, kullanılırlık, kullanıcı arabirimleri, kullanıcı arayüzleri, kullanıcı arabirimi tasarımı, kullanıcı arayüzü tasarımı
By pinkfloyd