Yorumlar kapalı

Klimalardan hastalık kapmayın

Tarih: Cuma, Nisan 24, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilim Haberleri
Klimalardan hastalık kapmayın

Klimalardan hastalık kapmayın

Yaz mevsimini karşılamaya hazırlanırken, ev ve iş yerlerindeki soğutma sistemlerinin bakımlarının yapılması hayati önem taşıyor. Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Levent Cem Mutlu, yaz sezonunu karşılama hazırlıklarının yapıldığı günlerde, ev ve iş yerlerinde bulunan klimalardaki ‘ölümcül bakteri’ riskine dikkati çekti.

Hem yaz, hem de kış aylarında kullanılan klimaların bakımlarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirten Mutlu, klimaların soğutma sisteminin içinde biriken küf mantarları ile tozların ani ve kronik alerjik hastalıkları ortaya çıkarabildiğini söyledi.

Bakımı yapılmamış klimaların kullanıldığı ortamda bu bakterilere maruz kalanlarda, alerjik nezle, astım, ani veya sinsi alerjik zatürre gibi vakaların görülebildiğini ifade eden Mutlu, ”bu, uygun olmayan havanın solunmasından kaynaklanan hastalıklar, karşımıza gribal enfeksiyon benzeri ateş, baş ve kas ağrıları ile halsizlik gibi yakınmalarla çıkabilir” dedi.

‘Lejyoner hastalığı’ olarak bilinen akciğer enfeksiyonunun da, bakımı yapılmayan klimalardan kaynaklandığını ifade eden Mutlu, ”bakterinin neden olduğu bir tür akciğer iltihaplanması anlamına gelen Lejyoner, tedavi edilmediğinde ‘ölümcül bir hastalık’ olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.

Klima ile soğutulan veya ısıtılan ortamlarda uzun süreli kalan kişilerin, hastalık yapan bakteri ve enfeksiyonlara yakalanma riskinin de yüksek olduğunu anlatan Mutlu, hastalığın, sıklıkla zatürre ile karıştırıldığı için kolay teşhis edilemediğini kaydetti.

Klimaların, sürekli ve düzenli olarak bakımlarının yapılması ve hava filtrelerinin değiştirilmesi gerektiğini aktaran Mutlu, sigara tiryakiliği ve alkol bağımlılığının da bu hastalığın tetikleyicisi olduğunu sözlerine ekledi.

Imagine Cup 2009

Tarih: Cumartesi, Nisan 18, 2009 Kategori: Bilgisayar

imagine-cup-2009Imagine Cup, ’un desteklediği, 2003 yılından beri dünyanın her yerindeki üniversite öğrencilerinin yazılım ve elektronik alanında birbirleriyle het sene yarıştığı .

Dünya finalleri Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılacak Imagine Cup 2009′un Türkiye finali 17 Nisan’da gerçekleştirildi. Dünyanın en yetenekli yazılımcı, tasarımcı ve girişimci gençlerini bir araya getiren Imagine Cup yarışmasında bu yıl, Yazılım Tasarımı kategorisinde Türkiye’yi Yeditepe Üniversitesi’nden CogoStuff projesi temsil edecek.

imagine-cup-2009-tr

imagine-cup-2009-tr2

imagine-cup-2009-tr3

<a href="http://video.msn.com/?playlist=videoByUuids:uuids:f5c7ee01-9f12-450b-9c81-b45b36ad3ccb&amp;showPlaylist=true" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outbound/article/http://video.msn.com/?playlist=videoByUuids:uuids:f5c7ee01-9f12-450b-9c81-b45b36ad3ccb&amp;showPlaylist=true');" target="_new" title="Imagine Cup 2009">Video: Imagine Cup 2009</a>

Bireylerin potansiyellerini gerçekleştirmelerini sağlayan yenilikçi teknolojiler sunan ’un, gençleri yaratıcı düşünmeye ve teknolojiden daha fazla yararlanmaya teşvik etmek için düzenlediği Imagine Cup 2009′un Yazılım Tasarımı Türkiye finali tamamlandı.
Gençler bu yıl, “zorlu problemlerin teknoloji ile çözüldüğü bir dünya düşleyin” teması çerçevesinde ve Birleşmiş Milletler Milenyum Hedefleri ışığında hazırladıkları projelerle yarıştılar. Finale kalan 7 ekibin projeleri arasında 17 Nisan’da ’un merkez ofisinde yapılan seçmelerde, Yazılım Tasarımı kategorisinde birinciliği kazanan Yeditepe Üniversitesi’nden CogoStuff projesi oldu. Türkiye’yi Temmuz ayında Kahire’de temsil etme hakkını kazanan ekip, Dr. Tacha Serif danışmanlığında, bilgisayar mühendisliği bölümü öğrencileri Mert Ünan, Alkım Şenkan ve Umut Karakulak’dan oluşuyor.

Imagine Cup Türkiye birincisi ekibin eseri olan CogoStuff projesi, insanların farklı ülkelerin kültürlerini tanımalarına yardımcı olan ve kültürler arasındaki benzerlikleri ortaya çıkaran bir uygulama olarak tasarlandı. Bu uygulamada kullanıcılar yeni kültürler hakkında öğrendiklerini kendi kültürleri ile karşılaştırarak benzerlikleri bir araya getirebiliyor. Sistemde ortak olarak işaretlenen noktalar arttıkça kültürler arasındaki yakınlaşma da zaman içinde daha belirginleşiyor.

Türkiye finalinde ikinciliğini Shop&Donate projesi ile Doç. Dr. Atilla Gürsoy danışmanlığında bilgisayar mühendisliği öğrencileri Yasemin Avcular, Yiğit Kıran, Ahmet Kubilay Eldem ve Alper İncedalcı’dan oluşan Koç Üniversitesi ekibi, üçüncülüğü ise ClockCycle projesi ile Yrd. Doç. M. Elif Karslıgil danışmanlığında bilgisayar mühendisliği öğrencileri Merve Gencer, Taygun Kekeç, Yunus Emre Pektaş oluşan Yıldız Teknik Üniversitesi ekibi kazandı.
Shop&Donate projesi sağlık ve çevre gibi alanlarda çalışan STK’larla bağış yapacak kuruluşları bir e-ticaret projesinde buluştururken; depremler için tasarlanan ClockCycle projesi ise uydu görüntülerinin, özel görüntü teknolojileriyle işlenerek felaket bölgelerine yapılacak acil yardım ihtiyaçlarının doğrulukla belirlenmesini hedefliyor.

imagine-cup-2009-2

Bu yıl ilk defa, projelerde Windows 7, Windows Live ve Internet Explorer 8 yazılımları kullanımına bağlı olarak yapılan değerlendirme sonucunda Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Chain projesi ile Imagine Cup’a katılan ekibe Windows Experience Özel Ödülü verildi. Bu Özel ödülün sahibi de Semih Utku danışmanlığındaki bilgisayar mühendisliği öğrencileri Gülşah Yıldızoğlu, Gizem Gülşen ve Buğra Kocatürk oldu. Imagine Cup Türkiye seçmelerinde birinci olan ekip üyelerine yarışmanın üç yıldan beri sponsoru olan Casper tarafından Nirvana notebook, ikinci ekip Casper Minibook ve üçüncü ekip ise LCD monitör almaya haz kazandı. Windows Experience Özel Ödülü’nü kazanan ekip üyelerine de minibook ödülleri verildi.

Imagine Cup Türkiye birincisi olan ekibin yanı sıra, bu yıl ilk olarak Türkiye tarafından düzenlenen Imagine Cup Blogger Yarışması birincisi de Kahire’deki finale katılma hakkı kazanacak.

Jüri finalisti belirlemekte zorlandı
Imagine Cup 2009 Yazılım Tasarımı Türkiye finalinin jürisinde Türkiye’nin yanı sıra, yarışmayı destekleyen UNDP, TÜBİTAK, IEEE, e-Tohum, CHIP, i-Con, Veripark, Tradesoft, Anadolu Bilişim Hizmetleri ve Türk Telekom temsilcileri yer aldı.
Imagine Cup 2009′un Yazılım Tasarımı kategorisi dünya finali jüri üyesi olan ve kategori kaptanı olarak tüm dünyadan öğrencilere boyunca danışmanlık yapan Amerikalı Prof. Dennis Anderson da bu yıl Türkiye’deki finale jüri üyesi olarak katılarak Türk öğrencilerin projelerini değerlendirdi.

Ödül törenine katılan Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan ve ödül sponsoru Casper CEO’su Charlotte Lamprecht dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdiler.

Törende konuşan Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan şunları söyledi:
Imagine Cup yarışmasına Türkiye’den katılımların her yıl hızlı bir şekilde arttığına tanık olmak bizleri çok mutlu ediyor. Dünya çapında 67 ülkeden 300.000 öğrencinin başvurduğu Imagine Cup yarışmasında bu yıl Türkiye 9.300 kayıtlı öğrenci ile 8. Sırada yer alıyor. Türkiye olarak gençlerimizin kendi potansiyellerini keşfetmelerini sağlayan teknolojiler sunmanın yanı sıra onları küresel ortamlarına hazırlamaktan büyük bir keyif alıyoruz. Imagine Cup’ta daha önce gençlerimizin çok başarılı projelere imza attığına tanık olduk. Yenilikçi ve girişimci ruha sahip gençlerimizin bütün dünyaya birbirinden mükemmel projeler sunabileceklerini biliyoruz. Türkiye, sayısız proje ve programla gençlerimizi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklemeye devam edecektir. Burada dünya finaline katılarak ülkemizi temsil edecek genç arkadaşlarımıza şimdiden başarılar diliyorum. Finale kalamayan ama çok sayıda parlak projenin sahibi olan gençlerimize ise bu yöndeki çalışmalarından asla vazgeçmemelerini öneriyorum”.

Casper CEO’su Charlotte Lamprecht ise şöyle konuştu:
“Casper, ‘Başarıyı Hayal Eden ve Tutkulu’ 3 genç üniversite öğrencisi tarafından, Türkiye’ye en iyi bilgisayar şirketini kazandırmak için 18 yıl önce kuruldu. Bilişim teknolojilerinin bütün Türk halkı için başarının anahtarı olduğuna inanan üç genç çok çalıştı ve Casper’ı Türkiye’nin en büyük bilgisayar şirketi haline getirdiler. ’un ‘Türkiye Bilişimle Kalkınıyor’ yaklaşımı çerçevesinde düzenlenen Imagine Cup’a sponsor olmaktan gurur duyuyor ve kendimizi bu devrimin kilit oyuncularından biri olarak konumlandırıyoruz.”

Projelerin esin kaynağı BM Milenyum Hedefleri
Yazılım geliştiren, bilişim teknolojileri ile çözüm üreten ve iş modelleri tasarlayabilen dünyanın en yetenekli öğrencileri, insanlığın dünya çapında karşı karşıya kaldığı en büyük sorunların çözümü için geliştirdikleri projeleri Kahire’de Imagine Cup 2009′un Dünya Jürisi’ne sunacaklar. Gençlerin hazırladığı projeler, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belirlenen sekiz Milenyum Hedefi etrafında şekillendirildi. (www.un.org/millenniumgoals)

Aşırı yoksulluk ve açlığın yeryüzünden silinmesi, herkes için ilköğretim sağlanması, cinsiyetler arası eşitliği sağlamak ve ı güçlü kılmak, çocuk ölümlerini azaltmak, hamile sağlığı konusunda gelişim sağlamak, HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla etkin mücadele, çevre sürdürülebilirliğini güvence altına almak, gelişim için küresel çapta işbirliği sağlamak olarak belirlenen BM Milenyum Hedefleri gençlere projelerinde ışık tuttu.

Imagine Cup’da cazip ödüller
Dünya çapında gençleri küresel sorunlara teknoloji ile sorunlara çözüm bulmaya yönlendiren Imagine Cup yarışması 7 yıldır yapılıyor. Türkiye en başından beri bu yarışmaya katılıyor. Bugüne kadar 100′ü aşkın ülkeden 300 binden fazla öğrenci projeleriyle yarıştı. Her yıl başka bir ülkede düzenlenen dünya finalleri katılımcılara yeni ufuklar açarken, kamuoyunda da büyük bir yankı yaratıyor.

Bu yılın temmuz ayında Mısır’ın başkenti Kahire’de gerçekleşecek olan dünya finallerinde Türk öğrencileri müthiş bir uluslararası deneyimin yanı sıra cazip ödüller de bekliyor. Bu yıl 9 ayrı kategoride gerçekleşen Imagine Cup’ta toplam 200 bin dolarlık para ödülü dağıtılacak.

Yazılım Tasarımı alanında, dağıtılacak ödüllerin toplamı ise 40 bin doları buluyor. Kategori 1.sine 25.000 dolar, 2.sine 10.000 dolar, 3.süne ise 5.000 dolar ödül verilecek.

Imagine Cup Türkiye blogu: imaginecuptr.spaces.live.com

© 2005 – 2009 wolkanca. Bu yazi blog.wolkanca.com adresinde yazildi, sitenin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir.


Etiket: , , , , , , , , , , , ,

Bunu okuyan şunları da okur;

En iyi ücretli fontlar

Tarih: Cumartesi, Nisan 18, 2009 Kategori: Teknoloji, İnternet Haberleri

Bir tasarımı tasarım yapan yazı tipidir ve bir tasarım sırf yazı tipinden dolayı popüler yapabilir. İşte bunları göz önüne aldığımızda yazı tiplerinin önemini anlayabiliriz. Bakalım en popüler ve tasarım için en etkili olan ücretli fontlar nelermiş?

1. Bodoni Script Pro

Bodoni Script Pro | PDF specimen | Price: €69+

\

2. Geogrotesque

Geogrotesque | Gallery | Price: $50 each

\

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı JaAaa tarafından bildirgec.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar kapalı

MVC (Model View Controller, Model Bakış Kontrolcü)

Tarih: Cuma, Nisan 17, 2009 Kategori: Bilgisayar, Bilgisayar Kavramları

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Yazılım mühendisliğinde kullanılan bir mimari yaklaşımdır. Basitçe yazılımın tasarımı ve geliştirilmesi aşamalarında etkili olan bir bakış açısını yansıtır.

Bu bakış açısına göre kullanıcı ara yüzü (user interface) ile iş mantığı (business logic) birbirinden ayrı olmalıdır. Yani kullanıcıların önündeki ekranların tasarlanması ve geliştirilmesi sırasında kullanıcı gözüyle analiz yapılmalı ve bu analize göre kullanıcıya en kullanışlı (user friendly) ekran tasarımı yapılarak geliştirilmelidir. Arka tarafta ise iş mantığı (business logic) gözetilmeli ve kullanıcı ara yüzlerinden bu mantığa bağlantı kurulmalıdır.

MVC yaklaşımı 3 parçadan oluşur bu parçalar isminde de geçen :

  • Model (Model)
  • View (Bakış)
  • Conroller (Kontrolcü)

parçalarıdır.

Bu parçalardan model, bilgiyi (information) veya veriyi (data) göstermek için kullanılır. View (Bakış) ise kullanıcı ara yüzünü ve kullanıcının sistem ile olan iletişimini ele alır. Controller (Kontrolcü) ise sistemin veri akışını ve bu verinin model ile olan bağlantısını kontrol etmek amacıyla kullanılır.

Yukarıdaki şekilde bu parçalar arasındaki bağlantı görülmektedir. Model parçasında modellenen veriye view(Bakıştan) doğrudan erişim bulunurken kontrolcü parçası iki parçaya da erişerek kontrolü sağlamaktadır.

MVC yaklaşımını gerçek hayattan bir örnek ile anlatmak gerekirse. Örneğin bir web sayfasının geliştirilemsi sırasında Bakış katmanı genelde HTML dilinde üretilir. HTML dilindeki bu sayfaları üreten sunucu tarafında bir kodlama (örneğin PHP, JSP veya ASP gibi) bir katman bulunur ki bu katmana kontrolcü (controller) ismi verilir. Son olarak verinin tutulduğu ve modellendiği bir katman da bulunur ki bu katmanada Model ismi verilir. Dolayısıyla MVC yaklaşımına göre bazı teknolojilerin katmanlandırılması aşağıdaki şekilde olabilir:

Yukarıdaki katmanlar birer örnek olarak düşünülüp farklı teknolojilerinde burada kullanılabileceği unutulmamalıdır.

Günümüzde .NET J2EE gibi ortamları MVC mimarisine uygun geliştirme ortamları olarak görmek mümkündür. Ayrıca bu ortamlarda birden fazla MVC alternatifi çerçeve (Framework) de bulunmaktadır. Örneğin J2EE ortamı için JSF (Java Server Faces) , Structs, JSP gibi alternatifler sayılabilir.

Senin bana yaşattıkların gibi

Tarih: Cuma, Nisan 17, 2009 Kategori: Bilgisayar

Doğa her zaman kazanır. Kim ne yaparsa yapsın, hangi hesabı hangi dümeni kurarsa kursun aslında sadece tek kazananı var bu dünyanın. Kimine bazen bir afet gibi çöker, kimine en güzelinden huzur verir. Yağmur olur çamur olur şaşırtır, güneş olur ay olur baktırır, en olmaz anlarda bir yudum nefes olur kurtarır. Kimin savaşı olursa olsun.

720

DOĞA her zaman kazanır, hangi baraj önünü tutabilmiş azgın nehirlerin, hangi dua geri getirebilmiş umut yağmurlarını, aynı gibi değil mi? Aşık olmaya başlayınca insanın içerisinde bir şeyler kıpırdamaya başlar, en çağlayanından bir nehirdir içinde dolaşan, sığmaz hiçbir yere, merdivenlerden koşarak inersin, sadece bir süre için sanırsın sonra ın girdabına kapılıp hiç bitmesin diye yalvarırken bulursun kendini.

Aynı senin bana yaşattıkların gibi. Farkına bile varmadan hiç niyetlenmediğin bir hayatı yaşarken bulursun kendini ve zamanla geçici bir hevesle arasındaki farkı daha iyi anlarsın. Ve sen canımın içi biliyor musun? Yaşadığım hayatta içinde sıkışıp kaldığım rutinliklerde bir çıkış olur, en stresli zamanlarımda seni düşündüğümde bir gülümseme oluşur yüzümde. Ben sevmişim bir kere, hiç kimsenin güneşi söndüremeyeceğine, yağmuru bir anda durduramayacağına eminsen, içimde yaşattığım bu ında hiç bitmeyeceğine emin olmalısın.

© 2005 – 2009 wolkanca. Bu yazi blog.wolkanca.com adresinde yazildi, sitenin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir.


Etiket: , , , , , , ,

Bunu okuyan şunları da okur;

Max Payne 3

Tarih: Çarşamba, Nisan 15, 2009 Kategori: Teknoloji

http://www.is34.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/0480f_090323maxpayne3.jpg

Sonunda Max Payne 3 duydum garip gelecek fakat Max Payne haberi son bir yılda aldığım en güzel haber max payne benim ilk bitirdiğim oyun max payne 2 isede bitirdiğim ikinci oyun :D max payne senaryosu oldun efekleri olsun zamanın en iyi oyunuydu şimdi yeni bir max payne geliyor max payne’nin adını ve en iyisi etiketini zedelememek için umarım oyun gene zamanının en iyi oyunu olur ve bizler yıllardır damağımızda kalan max payne tadını tekrar doya doya yaşarız. Max payne çıkış tarihi ve detayları yavaş yavaş belli oluyor. Oyunu yanı max payne 3 ‘ü Rockstar’ın yapması oyunda vice city tarzı bir senaryo ve ilerleyiş olması muhtemel. Ayrıca oyun oyun hakkında Rockstar’ın patronu Sam Hauser ‘ın şu sözleri oyunun kalitesi ve yapısı hakkında bence önemli bilgiler veriyor:

“Bu oyunla birlikte Max’in hayatında yeni bir sayfa açılıyor. Bu daha önce gördüğümüz Max’e hiç benzemiyor: Birkaç yıl yaşlanmış, dünya onu biraz daha yormuş ve daha karanlık bir karaktere bürünmüş. Max Payne 2′deki olaylardan sonra Max’in hayatı daha da kötüye gittiğini göreceğiz ve bu oyunda olanlar, Max’in kurtulması için son şansı olacak“.

Max Payne oyuncuları olarak bu son şansta max’in yanında olacağız ve onun duygularına ve hayatına ortak olacagız ve bu sefer dahada zorlanacagız gibi ilerliyen zamanlarda max tekrar bizlerle olacak ve ve bence oyun 3′ten sonra Max Payne 4 ,  Max Payne 5 şeklinde karşımızda olabilir malum oyun piyasası kızışık ve yapımcılara hazır hayran kitlesi olan oyunlar lazım :D ( Yazının devamında bazı resimler mevcuttur)

Max Payne 1′den Ekran Görüntüsü:
http://www.is34.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/b2197_max_payne_1.jpg

Max Payne 2′den Ekran Görüntüsü:
http://www.is34.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/b2197_max_screen010.jpg

Max Payne 2′den Ekran Görüntüsü:
http://www.is34.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/3434b_1183381391885.jpg
Umarım 3′ün görüntüleri bu gerçek resime çıok yakın ve kaliteli olur :D

SocialWhois: Sizi Takip Edenler Kim?

Tarih: Salı, Nisan 14, 2009 Kategori: Teknoloji, İnternet Haberleri
\

Her ne kadar Twitter hesabımda ya da FriendFeed hesabımda beni takip edenlere yeni birisi eklendiğinde, kullanıcı isimlerinin üzerine tıklayıp profiline ve geçmiş girdilerine bakıp sadece birkaç saniye içerisinde onları geri takip edip etmeyeceğime karar verebiliyor olsam da, bazen öyle bir kullanıcı geliyor ki o kişinin kim olduğuna dair herhangi bir bilgi sahibi olmam, en azından profiline bakarak, mümkün değil. Eğer siz de daha önce kendinizi buna benzer bir durumda bulduysanız, SocialWhois servisini kullanışlı bulabilirsiniz.

Tıpkı alan adları için whois bilgisini sorgulamak gibi Socialwhois web sitesi de, bir kullanıcının Friendfeed ya da Twitter kullanıcı adını girdiğinizde o kişi hakkında sizi bilgilendirmeyi hedefliyor. Öntanımlı olarak görünüşe bakılırsa sitenin yaptığı şey, ilgili kullanıcı hakkında o kişi hakkında bilgi almak. Örneğin, ben siteye kayıt olmadan önce Socialwhois, benim Twitter kullanıcı adımı, Friendfeed hesabımda listelediğim diğer hesaplar ile ilişkilendirebilmişti. Ancak Socialwhois’in benim hakkımda verdiği bilgiler beni memnun etmeyince siteye üye olup kendi profilimi oluşturdum ki iş bundan sonra daha da ilginç hal almaya başladı.

Socialwhois üzerinde bir hesap oluşturduğunuzda, Twitter’in 160 karakterlik biyografi sınırlaması olmadan hakkınızda daha detaylı bir özgeçmiş oluşturabilir, diğer sosyal profillerinize bağlantılar ekleyebilir, ilgi alanlarınızı girebilir (ki bunlar daha sonra tıklanabilir bağlantılara dönüşecekler) ve ilgili alanları üzerinden Twitter ve FriendFeed üzerinde sizinle aynı ilgi alanlarını paylaşan kişileri görebilirsiniz.

SocialWhois Ekran Görüntüsü
SocialWhois Ekran Görüntüsü

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı pinkfloyd tarafından bildirgec.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , , ,

Firefox İçin Mükemmel Flickr Eklentileri

Tarih: Salı, Nisan 14, 2009 Kategori: Teknoloji, İnternet Haberleri
\

Bir servis ne kadar güzel olursa olsun, birkaç güzel ince ayarla o servis daha da güzel hale getirilebilir ve popüler fotoğraf paylaşım sitesi Flickr‘ın da bu açıdan diğer servislerden herhangi bir farkı yoktur.

Yazının devamında bulacağını Flickr için 15 adet Firefox Eklentisi sayesinde gezintiden fotoğraf göndermeye, Flickr’ı engelleyen ülkelerden ilgili servise erişebilmeye ve çok daha fazlasına ulaşabileceksiniz. Listeye bir göz atın. Flickr deneyimini daha da iyileştirecek bir eklenti bulacağınızdan eminim.

Siz hangi Flickr eklentilerini kullanıyorsunuz? En beğendiğiniz eklentileri yorumlarınızda belirtmeyi ihmal etmeyin.

\

Access Flickr!: Eğer İran, Birleşik Arap Emirlikleri ya da Çin gibi bir ülkede yaşıyorsanız ve Flickr’a erişemiyorsanız bu eklentiyi kullanarak ilgili ülkelerin firewall sınırlamalarını aşabilir ve Flickr’a sorunsuzca erişebilirsiniz.

Better Flickr: Better Flickr, fotoğraf büyüteci, küçük resim iyileştirici, zengin düzenleme ve daha pek çok Greasemonkey eklentisini bir araya getiren bir eklenti. Tek yapmanız gereken, Flickr’a eklemek istediğiniz özelliklerin onay kutucuklarına birer birer tıklayarak özellikleri etkinliştirmek.

Fireflix: Flickr ile birlikte çalışan bir yan çubuk (sidebar) eklentisi olan Fireflix sayesinde yerel dosyalarınız üzerinden Flickr’a görsel gönderebilir, bağlantılama için HTML kodu oluşturabilir, fotoğraf akışları üzerinde arama yapabilirsiniz.

devamını oku »

ilgili yazılar

bu yazı pinkfloyd tarafından bildirgec.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

RSS Analizi

Tarih: Salı, Nisan 14, 2009 Kategori: Bilgisayar, Hersey, Yazılımlar

RSSYeni içeriğin kolay bir şekilde takip edilmesini sağlayan RSS‘leri artık sürekli içerik tazeleyen neredeyse tüm web siteleri destekler hale geldi. Hemen hemen her blog kullanıcısı RSS abone sayısına önem verir. Fakat abone sayısı ile beraber, içeriğin okunma sayısı zaman zaman orantısız olabilir. Bir süredir aYYaS Blog! üzerinde ki RSS – İçerik ilişkisini izlemeye çalışıyorum.

Öncelikle, aYYaS Blog’un 510 kadar RSS abonesi bulunuyor. Günden güne bu sayı 490 ile 534 arasında değişebiliyor. Türk blogküresi arasında bu sayı için ortalamanın üzerinde, fena değil diyebiliriz. Bu demek oluyor ki RSS aracılığı ile beraber – RSS’lerden içerik toplayıp sunan siteler dışında – site içeriği ortalama 510 kadar RSS abonesine ulaşabilir.

FeedBurner üzerinden gelen istatistiklere göre, bloga girilen bir yazının aynı gün içerisinde ortalama 80 kez tıklandığını okunduğunu ve ortalama 25 kez tam içeriğe ulaşıldığını görüyorum. Blogun içeriği RSS beslemelerinde tam olarak gözüktüğü için bu orana normal diyebiliriz.

Girilen içeriğin, yazının niteliğine göre okunma sayısı değişebiliyor. Özellikle inceleme yazıları, haber yazılarına göre daha çok okunabiliyor. Tabii, bu her yazı için geçerli olmuyor.

Facebook Reklam İzlenimleri yazısı 6 gün içerisinde yaklaşık 160 kez RSS aboneleri tarafından görüntülenmiş ve 42 kez tıklanmış. Who’s Amung Us Türkçe oldu yazısı ile 5 gün içerisinde 160 kez RSS abonelerine ulaşmış.

RSS yazılarının toplam okunmaları sık sık içerik girilmesi ile doğru orantılı. Bloga yazı girdiğimiz günlerde, günlük RSS aracılığı ile yazıların okunma sayısı 319′lara ulaşırken, en son içerik girişimizden 3 gün sonrasında bu rakam 75′lere düşüyor. Hele ki 2 hafta girmezsek bu rakam 50′lere kadar iniyor.

Son 1 ayda, RSS aracılığı ile 44 yazı 3.812 kez okunurken, bu yazılar 658 kez tıklanıp yazının orjinaline ulaşılmış.

Sizde durumlar nasıl bilmiyorum ama bu rakamların daha yüksek olması her blog sahibini mutlu eder. Aslında, bu işin önemli noktalarından biri çok abonenin olmasının yanı sıra belirli aralıklarla aksatmadan, kaliteden ödün vermeden yazı yazabilmek. 2008′de aksattığımız yazıları 2009 ile telafi etmeye çalışıyoruz. Bizi usanmadan izlediğiniz için teşekkür ederiz.